|
|
11월 11일
Dünyanın En Gizemli 10 Nesnesi
Geleceği gören harita
Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis’in 1513′te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu’nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818′de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis’in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti.
Teknoloji Bilim açıklayamıyor Dünyanın En Gizemli 10 Nesnesi Focus dergisi bugünün teknolojisiyle bile üretilmesi ve açıklanması zor olan gizemli nesnelerden bazılarını tanıttı.
Geleceği gören harita
Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis’in 1513′te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu’nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818′de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis’in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti.
2 bin yıllık pil Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938′de Irak’ın başkenti Bağdat’ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını şaşkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabin içine monte edilmiş bir bakir silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve testinin ağzını kapatan asfalttan oluşan bu nesneyi “dünyanın en eski pili” olarak tanımladı. Pilin 2 volt enerji ürettiği saptanırken, 1800′lü yıllarda modern pili icat eden Alessandro Volta adlı İtalyan kontunun da şöhretine gölge düştü.
Bir nevi bilgisayar 1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim adamları ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın içine yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası, yüzeye çıkarıldığı anda dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya çıktı. Yapılan çalışmaların ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamak ve istendiği anda bunların pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak için geliştirildiği anlaşıldı.
Gizemli kuru kafa Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı hala anlaşılamayan kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan göz çukurundan yansıyor. Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor.
Alüminyumdan kemer tokası M.S. 300′lü yıllarda ölen Çinli general Çou Çou’nun mezarında 1956 yılında bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan yapılmış. Ama doğada sadece bileşik olarak bulunan alüminyumun diğer maddelerden ayrıştırılarak tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk kez 19. yüzyılda mümkün olmuştu.
1000 yılda yapılan kent Pasifik Okyanusu’ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik Nan Madol kentinin inşası, M.Ö 200′de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay adayı kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye nasıl getirildiği ise hâlâ sır.
Uzay gemilerine iniş pisti Peru’nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili motifler, M.Ö. 300 ile M.S. 600 arasındaki dönemi kapsayan hayvan ve bitki şekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı düşünülen bu garip motiflerin, bir iniş pisti vazifesi gördüğü öne sürülüyor.
Concorde’un atası M.Ö 200′de yapıldığı sanılan bu nesne, 1898 yılında Mısır’da bir lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne olduğu konusunda kimse bir fikir beyan edememişti. 1972′de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model uçak olduğunu, mükemmel bir aerodinamiğinin bulunduğunu ve kanatlarının Concorde’u andırdığını iddia etti.
Çekicin sırrı Tahta sap ve demir tokmaktan oluşan bu çekiç, 1936′da Teksas’ta 400-500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulundu. Modern bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiği bir yana, çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile saf olması bilim adamlarını hayrete düşürdü.
Harçsız taş set Peru’nun Cusco bölgesindeki bir Inka kalesinin etrafını 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapımında, tanesi 300 tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak hiç harç kullanılmamasına rağmen bu kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerleştirilmiş

4월 28일
Spaces Search – what’s going on?
MSN Spaces users – we’ve heard you, and we know that you’ve been itching for a better search feature for spaces! So we worked hard to give you lots of different ways to search for stuff and for other people using MSN Spaces. You’ll soon be able to search for blogs on specific topics, MSN Spaces on certain topics, find specific people based on name, location, age, gender, and more, and browse for people based on the things they said they’re interested in.
In fact, you can do all this searching and browsing now, but you may find the results you get back aren’t as, shall we say, “satisfying” as you may want. The search functionality works in some complicated (and sometimes mysterious J ways) but as we write this, and as you read this, we’re working on making your search experience better.
At this point in time, there are two “ingredients” we need to make MSN Spaces search as perfect as it can be. You can help with both.
Here’s the first: add content to your MSN Space! This means you should publish what your interests are in your profile. Add some blog entries and post some photos. The more content you add, the more stuff there will be to search on.
Here’s the second: time. In order to make your content on MSN Spaces “searchable,” our search crawler needs to go out and crawl your content. Hmmm, this sounds kind of circular, you may be thinking. Well, maybe that sentence was, but the way this works isn’t J: on Jan 25th we added a whole bunch of new code to spaces.msn.com. Some of it you can see (like some new features and new design) and some of it you can’t. The stuff you can’t see is code we added to your MSN Spaces pages that will make them searchable. And like we said above, it takes some time for our crawler to go out and crawl your MSN Spaces pages with this new search code on them.
So today, our search results may not look so hot. Three days from now, those results will look better. And a week or two from now, those results will look pretty darned good, and so on.
Stick around, help us out and send us feedback! You can leave a comment here, on the Space Craft, or you can send some feedback. (By the way, this link is at the bottom of every page on MSN Spaces). Rest assured, we really do read all of your feedback!
3월 31일 
Kapağın Altindaki Tekrar Deneyiniz Yazisi (olay GerÇektİr) Konuyla ilgili açiklama yapan davacinin avukati Idris Karadeniz "Müvekkilim marketten aldigi 2 Lt.lik kampanyali coca-cola ürününün kapagini açtiginda hediye çikmadigini ve tekrar deneyiniz yazisini görmüs. Bunun üzerine kapagi kapatip tekrar açmis ancak yine ayni sey. Bunun üzerine ayni sise kapaginda tam 4246 defa deneme yapmasina ragmen hediye çikmamistir. Coca-Cola sirketinin tüketiciyi dolandirdigini düsünen müvekkilim sirkete dava açmaya karar vermistir. Bizde bugün gelerek dava dilekçemizi adliyeye teslim ettik. 10 bin YTL. Maddi tazminat talep etmekteyiz" dedi.
Davadan haberdar olan Coca-Cola yönetimi adina açiklama yapan bir sirket yetkilisi olayin çok komik oldugunu ve artik Karadeniz bölgesine gönderilen ürünlerin kapagina "Baska sisede insallah " yazmayi düsündüklerini söyledi.
İSTATİSTİKLER
Almanya'da Yaklaşık 70 bin Saglık Kurumu...8 bin kilise,
Fransa'da ise Yaklaşık 60 bin saglık kurumu...9 bin kilise
Türkiye'de Yaklaşık 7 bin sağlık kurumu...77 bin cami olduğunu biliyor muydunuz?
Osmanli tokati nerden geliyor biliyor musunuz?
Osmanli zamaninda ordu cesitli birliklerden olusurmus. O birliklerden biride Tokatci grubu imis. Tokatci denilen askerler devsirmelerden olusur ve gayet iri yapili, iri elli kisilermis. Bunlarin ozel calisma salonlari varmis. Salonlarda mermerden yapili olan buyukce kolonlar varmis. Tokatcilar bu mermer kolonlari tokatlayarak ellerini daha da gelistirirlermis. Savas sirasinda ordunun en arkasinda bulunur savasin sonlarina dogru hizla savas alanina girer ve bitkin durumda olan dusman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermis. Tokat attiklari kisinin yuzunu iceri cokertir ve beyin kanamasi gecirmesine sebep olarak oldururlermis.
GERÇEK İLKLER İlk kağıt fabrikasını kuran alim İbni Fazıl Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden; alim Razi Mikrobu ilk tanımlayan alim Akşemseddin Cüzzamı bulan alim ... İbni Cessar Vebanın bulaşıcı olduğunu bulan alim İbni Hatip Verem mikrobunu bulan alim Kambur Vesîm Retina tabakasını bulan alim İbni • Rüşd İlk göz ameliyatını yapan alim Ammar İlk kanser ameliyatını yapan alim Ali bin Abbas Küçük kan dolaşımını bulan alim İbnünnefis İlk Tabipler odası başkanı Ali bin Rıdvan Sıfırı ilk kullanan alim Harizmi Trigonometriyi ilk bulan alim Battani Tanjant, kotanjant ve kosekantı ilk kullanan alim Ebul Vefa Trigonometri kitabını yazan alim Nasiruddin Tusi İlk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan alim İbni Yunus Binom formülünü ilk bulan alim Ömer Hayyam İlk difransiyel kitabını yazan alim. Sabit bin Kurra Ondalık kesiri ilk bulan alim Gıyaseddin Cemşid İlk usturlabı yapan alim Zerkali Dünyanın döndüğünü keşfeden ilk alim Biruni Dünyanın çevresini ilk ölçen alim Musa kardeşler Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan alim Fergani Yıldızların yer ve açıklıklarını ölçen ve ilk cetveli geliştiren alim Cabir bin Eflah İlk otomatik kontrol sistemleri tasarlayan alim Ahmet bin Musa Sibernetiği ilk kuran alim. İsmail-El Gezeri İlk optik temellerini koyan alim İbni Heysem Sesin fiziki açıklamasını ilk yapan alim Farabi İlk torna tezgahını yapan alim İbni Karara Kanatlarla uçan ilk alim Hazerfen Ahmed Çelebi İlk uçağı yapan alim Ebu Firnas Yer çekimini ilk bulan alim Razi Sarkaçlı saati ilk yapan alim İbni Yunus Maddelerin özgül ağırlığını ilk hesaplayan alim Hazini Atomun parçalanabileceğim ilk bulan alim Cabir bin Hayyan Gök kuşağını ilk açıklayan alim Kutbettin Şirazi İlk kimya laboratuarını kuran alim. Cabir Saf alkolü ilk elde eden alim Razi Fosforu ilk bulan alim Beşir Havan topunu ilk bulan alim Fatih Sultan Mehmed İlk kıta seyahatnamesini yazan alim İbni Battuta İlk dünya haritasını çizen alim Mürsiyeli İbrahim İlk ecza kitabını yazan alim İbni Baytar
KÜRESEL ISINMAYA ÇARE
Amerikali ekologun "kuresel isinmaya karsi" onerisi soke etti: "Sorunun ana kaynagi insan. Yok etmek icin ebola virusu yayalim"
ABD'nin Teksas eyaletinde Bilim Akademisi tarafindan 2006 yilinin en onemli bilim adami secilen ve ekoloji alaninda Amerika'nin sayili uzmanlari arasinda gosterilen Eric Forrest'in bir bilim konferansindaki konusmasi ulkeyi karistirdi. Kuresel isinma, buzullarin erimesi, bitki ve hayvan turlerinin giderek yok olmasi nedeniyle gezegenimizin yok olmaya dogru ilerledigini kaydeden ABD'li bilim adami, insanligin ve dunyanin kurtulmasi icin tek yolun insan irkinin buyuk bolumunu ortadan kaldirmak oldugunu savundu. Forrest, 400 seckin bilim adaminin onunde yaptigi konusmada, sozlerine, "Su an size anlatacaklarima aslinda hic de hazir degilsiniz. Ama ben size kanitlanmis gerceklerden bahsedecegim" diye basladi.
AIDS virusu olmaz "Insanoglunun dogadaki tum turlerden ustun oldugu seklindeki teori sacmaliktir" diyen Forrest, salonu dehsete dusuren su ifadeleri kullandi: "Geri donusu olmayan yola girdik. Bunu engellemenin tek yolu problemin kaynagini ortadan kaldirmaktir. 6.5 milyarlik insanlik nufusunun yuzde
10'u bu dunyaya yeter. Geriye kalan 6 milyar kisiyi cok etkin bir sekilde yeryuzunden silmemiz gerekiyor. AIDS virusu gibi etkinligini zamanla gosteren virusleri degil, birkac gun icinde olduren ebola virusunu kullanabiliriz. Virusu ucaklarla ulkelerin uzerine puskurtursek dunyayi kurtaririz."
MİSYONER TÜRKİYEYE GELİRSE
8 Temmuz İşte Türkiye'deyim; bölge sorumlusu Tommy arkadaşla havaalanından kalacağımız eve giderken hayli uyarıcı bilgiler aldım; "Hemen başlama, biraz sağını solunu tanımalısın; Türkler acayip bir millettir" filan diye bir şeyler söyledi, ama aldırış etmedim. Bir dakika bile zayi edilmemeli; görev kutsal, görev ağır.
9 Temmuz Tommy'nin yanıldığı açık; bugün ilk tebliğimi yaptım bile. Adam parkta öylece oturuyordu. Söylediğim her şeyi gülümseyip başıyla tasdik ederek saatlerce dinlerken ruhumun göklere değdiğini hissetmiştim. Bizi seyreden simitçi, sonradan o adamın sağır olduğunu söyleyince biraz moralim bozuldu ama olur öyle şeyler.
11 Temmuz Üçüncü gün; Tommy hâlâ "erken henüz" diye ısrar ediyor. Mânâsız bir ısrar bu; kurtulması gereken o kadar çok ruh var ki burada. Çorap almaya inmiştim semt pazarına. Nasıl oldu anlamadım ama eve dönerken artık benim altılı çelik tencere takımım vardı. Önemli değil,tencere gerekli bir araç nasıl olsa. Tencereciarkadaşa müjdeyi tebliğ ettim. "Ayıpsın abi, Hazreti İsâ' ya can fedâ." dedi, ben ağladım. Söz verdi, pazar toplantılarına gelecek; hatta bana bir adres bile verdi. O adrese gidersem bir sürü insanı misyona katabilirmişim.
21 Temmuz Tommy hâlâ "gitme, bak karışmam" diyor; işte bu aşırı ihtiyatkârlık yüzünden buralarda İsa'nın mesajı yeterince bilinmiyor zaten. Gittim; şehrin kenarında kalabalık bir mahallede bir apartmanın altıncı katına çıktım. İçeride bir hayli erkek vardı; beni içeri aldılar, mobilyasız bir salona geçtik. Çay getirdiler; hatır sordular. Tam lâfa başlarken biri parmağıyla "sus" işareti yaptı. İçeriden yaşlıca bir adam çıkıp salona gelince herkes gibi ben de ayağa kalktım. Sonra adam konuşmaya, bir nevi vaaz vermeye başladı. Şöyle bir dinledim; eh fena şeyler değil.Toplantıdan sonra herkes birbirine sarıldı, yeniden çay ikram edildi.Burayı sevdim, yarın da geleceğim.
2 Ağustos Yine aynı şeyler oldu; bir ara fırsat bulup salondaki arkadaşları misyona kazandırayım dedim. Tam "İsa" demiştim ki, ihtiyar vaiz "İsa dedin de aklıma geldi." deyip çok tatlı bir bahis açtı. Öyle güzel anlatıyor ki başladım ağlamaya. Zor teselli ettiler; sonra ortaya sofra geldi. Yemek yedik. Kuşbaşılı pilav nefisti; hele cacık!
12 Ağustos Tommy beni tesbihle oynarken yakaladı. "Nereden buldun" diye sıkıştırıyor. "Dükkanın birinden aldım." dedim. Tesbih bana iyi geliyor, meditasyon yerine geçiyor. Bir tane de Tommy'e mi alsam?
6 Eylül Bugün hep birlikte camiye gittik. "Bakayım" dedim burada neler yapıyorlar, nasıl ibadet ediyorlar. Mecit diye bir temiz yüzlü arkadaşım var cemaatten. Bana abdest almayı öğretti caminin avlusunda. Tuvaletleri pek temiz değil ama abdest çok güzel bir olay. Fırsatını kolluyorum; bunların hepsini Protestan etmezsem bana da Mahmut demesinler!
16 Eylül Nereden çıktı bu Mahmut?!" diye çıldırdı Tommy. "Kod adım." dedim. Anlamadı. Anlamaz tabii. Ben ne yaptığımı biliyorum. şimdilik sesimi çıkarmıyor, toplantılara muntazaman devam ediyorum; ezan okununca "Hadi camiye gidelim Mahmut" diyorlar, gidiyorum. "Neler okuyorsunuz fısır fısır?" diye sordum. Öğrettiler. Fatiha çok güzel bir sûre.Tommy'e de öğretmeliyim.
1 Ekim Tommy beni evden atmaya kalkıştı dün. "Seni kandırıyorlar, Müslüman yapacaklar enayi." diye çıkıştı. İtiraz ettim, "Ben bunların içyüzünü öğrenmeye çalışıyorum Pastör Tommy." dedim. "Sırlarını öğrendiğim an, bunları sürü halinde önüme katıp Sarayburnu'ndan denize sokup cümlesini birden çatır çatır vaftiz etmezsem bana da Mahmut demesinler" dedim. "Çık dışarı aptal." diye kovdu beni. Misyondan gelen aylığımı da kesti. Vermezse vermesin, cemaatteki arkadaşlar aralarında para toplayıp verdiler. Geceyi ucuz bir otelde geçirdim. Bugün Mecit'in evine taşınıyorum. Az kaldı az.. Dayan oğlum Mahmut!
6 Kasım Mecit benim için istihareye yatmış; "Yeşil gördüm Mahmut." dedi, "Nurlar içindeydin, hidâyet nasip oldu sana ne mutlu." dedi. Tabii aldırış etmiyorum, fakat hoşuma gitmedi de değil.
9 Kasım Bugünlerde cemaate İngilizce dersleri vermeye başladım; sabah namazını topluca edâ ettikten sonra kuşluk vaktine kadar ders veriyorum. Kuşlukla öğle arasında tefsir dersleri yapıyoruz. Beni artık iyice kendilerinden zannediyorlar.
21 Kasım Yeni damat olduğum için 12 günden beri günlük yazamadım. Mecit'in teyzesinin kızı Sabiha ile nikahlandık dün. Nikâhımızı Saadettin Hoca kıydı sağ olsun. Sünnet dediğin ise sinek ısırığı gibi bir şey zaten, çabucak geçti. Bu sabah yolda Tommy ile karşılaştık. "Kiliseye yazdım, seni defterden sildiler." dedi. Güldüm, hâlâ o bayatlamış misyoner kafası işte. Benim din değiştirdiğimi sanıyor gerzek. Halbuki ben...
28 Kasım
Ne kadar üzgünüm. Mecit, "Nasip değilmiş, seneye gidersin" diyor. Hac kayıtları kapanmışmış. İstesem ecnebi pasaportumla Mısır üzerinden vize alır giderim, ama ben olayı içeriden, herkesle bütün Mü'minlerle birlikte yaşamak istiyorum oysaki. 19 Aralık
Sabiha ile teheccütten sonra Yaşar Hoca mevzusu geçti aramızda. Yav bu Yaşar Nuri Hoca iyi adam hoş adam fakat ne bileyim çok modern bir duruşu var gibi sanki; hani, "İslâm'ı en iyi ben bilirim" şeklinde bir dayılanma. Öğleden sonra yayıncımla sözlü anlaşma yaptık; ilk eserim iki ay sonra çıkıyor: "İslâm'ın selefî boyutlarına dinamik bakışlar". Yayıncım, "fiyatı iki lira yaparsak üç yüz bin satarız." diyor. "HAMD OLSUN" Mahmut ...
|

BİR DOLARIN SIRRI
1 dolar'ın ön yüzünde yazan "FEDERAL RESERVE NOTE" yazısı,federal rezerv'in senedi anlıma gelmektedir.Yani,altın veya gümüş olarak karşılığı olmayan "sanal kağıt" anlamına gelir. 1 dolar'ın arka yüzünde yazan "IN GOD WE TRUST" yazısı,güvendikleri tanrının para olduğu anlamına gelir. 1 doların arkasında,12 katlı piramit ve bir de göz vardır.12 kat Yakup'un 12 oğlunu yani 12 İsrail boyunu ,piramit'in tepesinde ki ışıklı göz ise "Her şeyi gören göz" yani Yehova anlamına gelmektedir.Bu 12 oğul ve Yakup'u temsil eder.13, Kabalistik ebcet hesabına göre de, sevginin birliği,İsrail'İn birliği anlamına gelmektedir.Ancak 12 katlı piramit ile göz arası açıktır.Bunun anlamı da,hedefledikleri "Tek Dünya Devleti"ni kuramadıklarından kaynaklanır. Ayrıca piramit'in üst kısmında yazan "ANNUIT COEPTIS" yazısını görmekteyiz.Bu yazı,başladığın işi bitirmek anlamına gelmektedir.Bu da gene Tevrat kaynaklıdır."Kudüs'ten başlayan yılan,zaferle zincirini tamamlayıp yine Kudüs'e dönecektir." Piramidin alt kısmında yazan "NOVIS ORDO SECLORUM" yazısını görmekteyiz.Bu da,çağların yeni düzeni,yeni dünya düzeni ve tek dünya devleti anlamına gelmektedir. Piramidin altında ki rakamlar (MDCCLXXVI) 1776 tarihini gösterir.Bu tarih de Illüminati 'nin kuruluş tarihidir.İlluminati "Aydınlanmışlar" anlamındadır ve Efendiler denilen süper zenginlerin yönettiği bir dünya komplosudur. 1772 yılında Wilhelm-Bader Kongresinde, masonlar İlluminati ile birleştiklerinden,bu tarih masonlar için de önemlidir. Kartal'ın ağzında ki "E PLURIBUS UNUM" yazısı da,birçokları arasında bir tane demektir ki,Tevrat'ta kullanılan seçilmişlik,tanrıoğlu ayrıcılığının simgelenmesidir. Kartalın gövdesinde ki 7 dikey çizgi, "Kutsal Şamdanı" ve 7 kiliseyi (Efes, İzmir,Bergama,Akhisar,Salihli, Alaşehir ve Pamukkale) simgeler.

GELECEĞİN BİLGİSAYARI



|
|
|
Deportivo'nun sahasında hep bir Türk bayrağı bulunuyor. Hiç düşündünüz mü? İşte hikayesi:
İspanya ligindeki maçları izlerken dikkat ettiniz mi, Deportivo'nun sahasında hep bir Türk bayrağı bulunuyor. Ya tribünlerde yada stadın başka bir yerinde.
Neden dersiniz? Hiç düşündünüz mü? İşte hikayesi: Deportivo La Coruna´nın kale arkasındakı Türk bayrağının anlamı, Galesia bölgesinin takımıdır, eskiden Türkler'in orada yasadığı rivayet edilir!
Deportivo'lu taraftarlar ile Celta Vigo´lu taraftarlar birbirlerini hiç sevmiyorlarmış. Asağı yukarı 20 yıl önce Celta Vigolular bu nedenle Deportivolular'a Türk demeye başlamışlar, ama hakaret anlamında. Deportivolu taraftarlar bunu hiç hakaret diye algılamamışlar. Hatta kendi deyimleri ile ´Türk gibi güçlü´ görünmekten cok hoşlanmışlar.
İşte bu yüzden her maçlarında en az bir Türk bayrağı açıyorlar. Bir daha baktığınızda dikkat edin, yüzde yüz görürsünüz.
konuyla alkalı 25 aralık 2005 tarihli hürriyet gazetesindeki mehmet çiftçinin haberi şöyleydi.
Celta Vigo ile Deportivo La Coruna'nın karşı karşıya geldiği ve 3-0 kazandığı maçta kendilerini Türk olarak gören 5 bin Deportivo taraftarı, "En büyük Türkiye" diye bağırarak komşu Vigo kentini inletti.
GEÇTİÄžİMİZ hafta sonu İspanya'da çok ilginç bir derbi maçı vardı. Galicia bölgesinin iki güçlü takımı, Celta Vigo ile Deportivo La Coruna karşı karşıya geldi. Bu derbiyi ilginç kılan olay ise, iki kentin taraftarlarının yüzyıllardır birbirleri ile çekişmeleri, kin beslemeleri... Celta Vigo'lular, Deportivo'lulara, Türklere verdikleri destek nedeniyle, Deportivo'lular da Celta'lılara Portekiz'lilere yakınlıklarından dolayı, "hain" yakıştırması yapıyorlar.
İspanya'nın kuzeyinde Portekiz sınırına yakın olan iki kent insanı, bu yakıştırmadan son derece memnun. Vigo kentinin takımı Celta'da çok sayıda Portekiz taraftar derneği var. Buna karşılık La Coruna'nın takımı Deportivo'da Türkleri, Türk bayrağını göndere çekecek kadar ateşli Türk dernekleri kurulmuş. Bu yüzden olsa gerek, Deportivo La Coruna'nın her oynadığı maçta sahaya asılmış çok sayıda Türk bayrağı görebilirsiniz. Ayrıca Deportivo'lu futbolseverlere, "Türkler" adı takılmış.
Biz de bu ilginç hikayeyi hem dinlemek, hem de bu tarihe malolmuş derbiyi izlemek için Vigo kentine geldik. Stadı dolduran 20 bin kişinin 5 bini Deportivo La Coruna taraftarıydı. Yani Celta taraftarlarına göre 5 bin Türk ile 15 bin Portekiz'li takımlarına destek veriyordu.
Karşılaşmanın başlamasına az bir süre kala bu hikaye ile ilgili çok sayıda yazı yazmış gazeteci Alberto Torres ve Türk taraftar derneklerinden birinin kurucusu olan Ricardo (La Pasion Turca) ile söyleşiye oturduk...
Alberto, La Coruna taraftarlarının nasıl Türk olduklarını anlatmaya başladı:
Barboros Hayrettin Paşa, Akdeniz'e hükmettiği sıralarda İspanya sahillerine kadar ulaşmış. O sırada İspanya'da yiğitliği ile ünlü Galicia bölgesinin delikanlıları, Barboros'a büyük destek vermişler. Bu işbirliğini içlerine sindiremeyen komşu kent Vigo'nun halkı ise La Coruna'ya Türklerle ortaklığa girmelerinden dolayı, onlara "Türkler" adını takmışlar. Bu ad sporda, özellikle de futbolda günümüzde büyük bir rekabete dönüşmüş. Buna karşılık, La Coruna halkı da Celta Vigo taraftarlarına yakınlığı ve iyi ilişkileri nedeniyle Portekiz'li yakıştırması yapmışlar.
La Coruna'da çok sayıdaki taraftar derneklerinden biri olan La Pasion Turca derneğinin başkanı Ricardo ise Türk bayrağına sahip çıkmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Ricardo, Deportivo La Coruna'nın Şampiyonlar Ligi'nde Yunan takımı Panathinaikos'la oynadığı maçta açtıkları 20 metreyi aşan Türk bayrağını anlatırken, "İnanın Riazor Stadı'nda yüzlerce Türk bayrağı vardı. Stadın bir ucundan diğer ucuna bir Türk bayrağı astık. Yunanlılar sahaya çıktıklarında dev Türk bayrağının yanı sıra yüzlerce ateşli taraftarın ellerindeki ay yıldızlı bayrakları görünce neye uğradıklarını şaşırdılar. Dünyanın hiçbir yerinde kendi ulusunun bayrağının dışında, başka ülke bayrağına bu kadar çok sahip çıkan bir taraftar grubu bulamazsınız" dedi.
Ricardo ayrıca Türk bayrağına Deportivo Kulübü yaşadıkça sahip çıkacaklarını ve Celta'nın Deportivo ile 2. yarıda oynayacağı maçta Türk bayrakları ile tam bir gövde gösterisi yaparak stadı "Türkiye" diye inleteceklerini söyledi.
Alberto ile Ricardo'yu dinledikten sonra Celta'nın Deportivo taraftarlarına ayırdığı bölüme geçtim. İnsan kendini adeta milli maçta hissediyordu. Celta'lılar "Türkler dışarıya" diye tezahürat yaparken, Deportivo'lular da sürekli "En büyük Türkiye" diye bağırıyordu. Onlara Türkiye'den geldiğimi söyleyince birden etrafımda yüzlerce La Coruna taraftarının beni selamlamak için elini uzattığını gördüm. Karşılaşmayı Deportivo, yani Türkler 3-0 kazandı. Sevinç sokaklara taştı. Türk bayrakları bu kez Vigo kentinde dalgalanmaya başlamıştı.
Konuyla alkalı resim görmek isterseniz.
http://www.wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=4327
__________________ ________###### ______########## _____############# ____############## ___####### ### ___######________##__## ___######____________### ___#####_____________###### ___#####____________####### ___#####___________####### ___#####____________###### ___#####_____________###### ___######____________###_## ____######_______#___# ____#######____### _____############ ______########## ________###### | |
100 YILIN FOTOĞRAFLARI
1957 Douglas Martin, ABD. ABD'de sadece beyaz öğrencilerin devam ettiği Harry
Harding Lisesi'ne kabul edilen ilk siyah öğrencilerden
Dorothy Counts'ın okuldaki ilk günü. Tacizlere sadece 4 gün dayanabilmişti.

1960 Yasushi Nagao, Japonya 12 Ocak 1960. Sağcı öğrenci, Japon Sosyalist Parti lideri
Asanuma'yı öldürmeden saliseler önce...
1963 Malcolm W. Browne, ABD Budist rahip Thich Quang Duc, Güney Vietnam Hükümeti'nin
din adamlarına eziyet etmesini kendini yakarak protesto ediyor.
Rahip yanarak ölürken hiç ses çıkarmadı ve kıpırdamadı
1962 Héctor Rondón Lovera, Venezuella Sniper tarafından vurulan bir asker son anlarında papaza tutunuyor...
1965 Kyoichi Sawada, Japonya Güney Vietnam'da anne ve çocukları ABD bombalarından
kaçmak için nehri geçmeye çalışıyor
1967 Co Rentmeester, Hollanda 1967 Güney Vietnam. M48 tipi bir tankın komutanı objektiflere takıldı.
Bu ödülü kazanan ilk Hollandalı olan Rentmeester, ödüllü fotoğrafı
olağanüstü sıcak bir tankın üzerine uzanarak çekti.
1966 Kyoichi Sawada, Japonya ABD birlikleri Güney Vietnam'da Vietkong'lu ölü bir
askeri sürüklerken... Ödülü 2 yıl üstüste kazanan
Japon fotoğrafçı Swada'yı, tanık olduğu görüntüler
onu o kadar yıprattı ki aldığı ödüllere hiç sevinemedi.
Kamboçya'da bir görevdeyken 1970'de öldürüldü
1968 Eddie Adams, ABD 1 Şubat 1968. Güney Vietnam Polis Şefi Nguyen Ngoc Loan,
Viet Kong'lu olduğundan şüphelendiği genci öldürürken...
1973 Fotoğrafı kimin çektiği bilinmiyor Şili'de demokratik seçimle gelen Başkan Salvador Allende'nin askeri
darbe sırasında ölümünden birkaç saniye öncesi. Fotoğrafı çeken
kişinin "kişisel güvenliği" için adının açıklanmasını istemediği sanılıyor
1975 Stanley Forman, ABD Boston'da bir kadın ve bir kız apartmanın yangın merdiveninin
çökmesiyle düşmeye başlıyorlar. Bu fotoğraf yılarca güvenlik
kampanyalarında kullanıldı

1977 Leslie Hammond, Güney Afrika Güney Afrika'da evlerinin yıkılmasını protesto eden halka
polis gözyaşartıcı bombayla yanıt veriyor. Gözyaşartıcı
bomba etkisini yakından hisseden Hammond, sadece birkaç poz çekebiliyor

1980 Michael Wells, İngiltere Uganda'da açlıktan ölmek üzere olan bir çocuk ve bir misyoner.

1981 Manuel Pérez Barriopedro, İspanya Ödüllü kare, Albay Molina ve askeri polisin İspanya Parlamentosu'nu
rehin aldığı 23 Şubat 1981'de çekildi. Rutin bir parlamento
günü yaşayacağını zanneden İspanyol fotoğrafçı filmleri ayakkabısında sakladı

1982 Robin Moyer, ABD Beyrut'taki kamplarda katledilen Filistinli mülteciler...
ABD'li Moyer, dayanılmaz koku arasında fotoğrafları çekmeye çalışırken
İsrailli askerlerin şakalaştığını duyuyordu. Katiller hiç bir
zaman yargı karşısına çıkmadı

1983 Mustafa Bozdemir, Türkiye 30 Ekim 1983'te Koyunören'de meydana gelen depremde,
Türk annenin 5 çocuğunun ölüsünü gördüğün andaki tepkisi
yürekleri parçaladı

1987 Anthony Suau, ABD Güney Kore'de bir anne, Başkanlık seçiminde yolsuzluk yapıldığı
iddiasıyla katıldığı gösteride tutuklanan oğlu için özür ve af diliyor.

1989 Charlie Cole, ABD Çin'de bir gösterici, demokratik reformlar için yapılan protestolar
sırasında tankların karşısına dikiliyor
1992 James Nachtwey, ABD Somali'de bir anne, kıtlık sonucu ölen çocuğunun cansız bedenini kaldırıyor
1996 Francesco Zizola, İtalya Angola'daki iç savaşta öldürülen ve şok içinde yaşayan küçük çocuklar...

2001 Erik Refner, Danimarka Pakistan'daki kampa hayata veda eden bir Afgan mülteci çocuk
cenazesi için hazırlanıyor

2002 Eric Grigorian, ABD İran'da asker ve köylüler, depremde ölen kurbanlar için mezar kazıyorlar.
Bir çocuk ise ölen babasının pantolonuna sıkı sıkı sarılmış, yanıbaşındaki
boşluğa babasının gömülmesini bekliyor
2003 Jean-Marc Bouju, Fransa Iraklı adam, savaş esirlerinin tutulduğu bölgede çocuğunu rahatlatmaya
çalışıyor

Osmanlı İşkenceleri
1- osmanlı döneminde idam edilecek adamın yanı başında bir sac hazırlanırmış ve bu sac allttan verilen ateşle iyice kızdırılırmış...kafası kesilen adamın kafasını kestikten hemen sonra bu saca bastırırlarmış...sıcaktan dolayı kan beyinde 2 saniye kadar dolaşacağı için adama yerde duran cansız bedeni son defa gösterilirmiş... 2- suçlunun derisini yüzüp denize atarlarmış...(acıyı tahmin edin artık) 3- suçlu ortası delik bir sandalyeye cıplak bir şekilde oturtulurmuş...bu delik yere içinde fare olan bir kase yerleştirilirmiş...ve kaseyi alttan yavaş yavaş ısıtırlarmış...tabiki sıcağa dayanamayan fare çıkacak biyer bulamayınca suçlunun makattan kemirmeye başlayıp en son ağzından çıkarmış... 4- suçlu güneşin altına ellerinden bağlı biş şekilde yatırılırmış...suçlunun saçları kazınıp kafasına deve derisi geçirilirmiş...deve derisi güneşte eriyip suçlunun kafasına yapışırmış...saçlar deve derisi yüzünden dışarı doğru çıkamayıp içeri doğru çıkmaya başlarmış...bir süre sonra saçların kafatasını delmesiyle beyne ulaştığı anda adam ölürmüş... 5- suçlunun sığabileceği bir çukur kazılır ve suçluya tıkabasa yemek yedirilirmiş...dışkısını da o çukura yapmak zaorunda kaln adam bir süre sonra dışkılarının bedenini çürütmesiyle ölürmüş...
Böylesi ancak Türklerin aklına gelir:
Bir arkadaş, alkollü araç kullanırken trafik kontrolüne yakalanan bir kişinin kurtulmak için bulduğu yolu anlattı.
Bu kişi alkollü olarak Bogaz'dan kente dönerken, galiba Beylerbeyi'nde trafik ekipleri tarafından alkol kontrolü için araç kuyruğuna sokulmuş.
Sırasının gelmesini beklemeden motoru stop edip inmiş, arka koltuğa geçmiş... Derken öndeki araçlar gitmiş.
Trafik polisi gelip, arka koltukta oturan bizimkine, -Beyefendi, şöförünüz nerede? Aracınızı ilerletin" demiş.
Bizimki de şaşkın ve üzgün bir ifade ile cevap vermiş: -Memur bey, ben de şaşkınım. Siz bizi alkol kontrolü kuyruğuna sokunca, benim şoför aracı bırakıp kaçtı. Demek "alkollüymüş."
Trafik polisi şaşırmış. -Siz geçin direksiyona. Aracınız yolu tıkıyor", demiş.
Bizimki, -Olmaz, ben alkollüyüm. Araç kullanamam" diye direnince, polis
-Ziyan yok. Bu defalık görmezden geliriz" diye zorlamış. Zorla direksiyon başına geçirmisler, trafigi açtığı için teşekkür de etmişler.
İÇİMİZİ KAN AĞLATAN ANİMASYONLAR
http://www.sehitlerolmez.com/animasyon.php?ani=2
http://www.sehitlerolmez.com/animasyon.php?ani=3
http://www.sehitlerolmez.com/animasyon.php?ani=4
http://www.sehitlerolmez.com/animasyon.php?ani=5
TÜRKLERİ ANLAMA KLAVUZU
Madde 3: Çocuk yüzmeyi çabuk öğrensin diye babası tarafından kucaklanıp denize atılır.. Türkiye’de babalar sahillerin olmazsa olmazlarıdır. Yüzme öğrensin diye çocuklarını kucaklar ve ‘Sıkma kendini, rahat bırak’ diye suya atarlar. Bahane de hazırdır. ‘Olur mu? Bak Rusya’ya. Orada çocukları doğar doğmaz havuza atıyorlar, yüzmeyi öğrensin diye. Olimpiyatlarda görüyoruz herhalde...’
Madde 7: Hesap ödeyen erkek, hesabı ödemek için gereken işlemi masanın altında yapar. Türk erkeği ödediği hesabı masadakilerin görmesini istemez. Eğer görürlerse ayıp olacağını düşünür ve karşıdakilerin ‘Ulan amma da görgüsüz herif, hem ısmarlıyor hem de hesabı gözümüze sokuyor’ demesinden çekinir. Böyle bir davranışa bir de Eskimo erkeklerinde rastlanılabilir. Hesabı açıkta ödeyen Eskimo’nun eli haliyle donacaktır.
Madde 11: Türkiye’de ilk, orta, lise, üniversite, yüksek lisans, doktora fark etmez, sınav kağıtları dağıtılırken, bir öğrenci mutlaka ‘Hocam istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?’ sorusunu sorar. Aynı öğrenci, öğretmen haftaya sınav yapacağını bildirdiğinde ‘kaçıncı sayfaya kadar sorumluyuz hocam’ sorusunu soran ama yine de sınava çalışmayan öğrencidir.
Madde 25: Tüm ısrarlara rağmen misafir ‘Yemeyeceğim yeter!’ diyorsa, ev sahibi son kozunu değerlendirir ve ilahi gücü cümle içinde kullanıp ‘Bak Allah’ın adını verdim’ diyerek misafiri köşeye sıkıştırır. Misafir bunun üzerine midesi dolu olsa da, ilahi kudret korkusundan mıdır kaçış yolu kalmamasından mıdır, ne var ne yoksa bir çırpıda yer.
11 Eylül olaylarında ikiz kulelere çarpan uçaklardan birinin uçuş numarası Q33 NY imiş. Şimdi bir word belgesi açıyorsunuz tertemiz, bu rakam ve harften oluşan uçuş numarasını aynen yazıyorsunuz büyük harfle. Daha sonra bu yazının karakter büyüklüğünü 72 (en büyük) yapıyorsunuz. Ve de... Yazı karakterini "Wingdings" olarak ayarlıyorsunuz. Dikkat edin –webdings değil, wingdings... Şaşıracaksın...
-)Gelecegi gören harita Cografya ve harita uzmani ünlü Türk denizci Piri Reis'in 1513'te çizdigi Afrika, Amerika ve Güney Kutbu'nu gösteren harita, ortaya çikarildigi 1929 yilinda ortaligi karistirdi. Çünkü Güney Kutbu'nun kesfi, haritanin çizilmesinden çok sonra, yani 1818'de gerçeklesmisti. Dahasi, Piri Reis'in haritasi, kitanin buz altinda kalmis sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kita üzerindeki buzlar, haritanin çizilmesinden tam 6 bin yil önce erimisti.
2-) 2 bin yillik pil Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafindan 1938'de Irak'in baskenti Bagdat'in yakinlarinda bulunan 2 bin yillik pil, bilim adamlarini saskina düsürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabin içine monte edilmis bir bakir silindir, onun etrafindaki demir çubuk ve testinin agzini kapatan asfalttan olusan bu nesneyi "dünyanin en eski pili" olarak tanimladi. Pilin 2 volt enerji ürettigi saptanirken, 1800'lü yularda modern pili icat eden Alessandro Volta adli Italyan kontunun da söhretine gölge düstü.
3-)Bir nevi bilgisayar 1900 yilinda Girit açiklarindaki bir batikta arastirma yapan bilim adamlari ilginç bir cisme rastladi. Tahta bir muhafazanin içine yerlestirilmis bir dizi bronz disliden olusan bu garip nesnenin kasasi, yüzeye çikarildigi anda dagildi ve cihazin içindeki karmasik yapi ortaya çikti. Yapilan çalismalarin ardindan, bu aygitin Ay, Günes ve diger gezegenlerin konumlarini hesaplamak ve istendigi anda bunlarin pozisyonlarina yönelik tahminlerde bulunmak için gelistirildigi anlasildi.
4-) Gizemli kuru kafa Maya dönemine ait 1000 yillik bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal üzerine oyma olarak yapilmis. Nasil yapildigi hala anlasilamayan kuru kafanin altindan tutulan isik, dogrudan göz çukurundan yansiyor. Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadigi söyleniyor.
5-)Alüminyumdan kemer tokasi M.S. 300'lü yillarda ölen Çinli general Çou Çou'nun mezarinda 1956 yilinda bulunan kemerin tokasi, yüzde 85 oraninda alüminyumdan yapilmis. Ama dogada sadece bilesik olarak bulunan alimünyumun diger maddelerden ayristirilarak tek bir madde olarak kullanilabilmesi ilk kez 19. yüzyilda mümkün olmustu.
6-)1000 yilda yapilan kent Pasifik Okyanusu'ndaki Mikronezya adasi yakinlarina kurulu antik Nan Madol kentinin insasi, M.Ö 200'de basladi ve 1000 yil sürdü. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanilarak yapilan bu kent, 100 yapay adayi kanallarla birbirine bagliyor. Bu kadar bazaltin bölgeye nasil getirildigi ise hâlâ sir.
7-)Uzaylilara inis pisti Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili motifler, M.O. 300 üe M.S. 600 arasindaki dönemi kapsayan hayvan ve bitki sekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafindan yapildigi düsünülen bu garip motiflerin, uzaylilar için bir inis pisti vazifesi gördügü öne sürülüyor.
8-)Concorde'un atası M.Ö 200'de yapildigi sanilan bu nesne, 1898 yilinda Misir'da bir lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne oldugu konusunda kimse bir fikir beyan edememisti. 1972'de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model uçak oldugunu, mükemmel bir aerodinamiginin bulundugunu ve kanatlarinin Concorde'u andirdigini iddia etti.
9-)Çekicin sırrı Tahta sap ve demir tokmaktan olusan bu çekiç, 1936'da Teksas'ta 400-500 milyon yillik bir kayanin içine gömülü olarak bulundu. Modern bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasil girdigi bir yana, çekiçte kullanilan demirin günümüz demirlerinden bile saf olmasi bilim adamlarini hayrete düsürdü.
10-)Harçsiz tas set Peru'nun Cusco bölgesindeki bir Inka kalesinin etrafini 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapiminda, tanesi 300 tona varan kireçtasi bloklari kullanilmis. Ancak hiç harç kullanilmamasina ragmen bu kayalar, arasina biçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerlestirilmis 1- Bu resme normal bi bakın pembe daireler ve etrafta turlayan bi top var. 2- Ortadaki artı işarete odaklanın bakalım etrafta dönen şey yeşilli sarılı renk olcak 3- +'ya bakmaya devam ederseniz etraftaki toplar kaybolup sadece dönen şeyi görmeye başlayacaksınız.

Fotoğraf doğadaki "Bir anne ve çocuğunun görüntüsü" Bu doğal güzellik yılda Bir kez Birmanya da gerçekleşiyormus. Anne ve çocuğunu görmek icin lütfen Başınızı hafifce sol tarafa eğerek bakınız ... 
MSN ARŞİVİ
Pkk'lıların Saklandığı Mağarada Yazan Yazı :
Eğer Bir Asker Sizi Gördüğü Zaman Durmadan Ateş Ediyorsa Bilinki O Acemidir Kurşununun Bitmesini Bekleyin, Bittiği Zaman Gidin Kafasına Sıkın.
Eğer Sadece Sizi Gördüğü Zaman Ateş Ediyor Saklandığınız Zaman Duruyorsa O Bir Komandodur, Kaçın Ve Canınızı Kurtarın.
Eğer Sizi Gördüğü Zaman Ortadan Kaybolmuşsa Ve Etraf Sessizse Bilin Ki O Bordo Berelidir Merak Etmeyin O Sizi Bulur.
__________________ TÜRKLER HAKKINDA SÖLENEN SÖZLER
"İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler" Napoleon Bonaparte - Fransız İmparatoru
"Türklerden bahsediyorum... Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı da inciten bir gaflet olur." Tasso - İtalyan Şair
"Bütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilmeyecek olan yalnızca Türklerdir. Henüz yabancı tesiri altında kalmamış olan bir köye gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz." William Martin
"Irk ve millet olarak Türkler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelenedir. Dini, sosyal ve örfi faziletleri, tarafsız kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır." Lamartine-Fransız Yazar, şair ve Devlet adamı.
"Poltava'da esir oluyordum. Bu benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi; önümde su, ardımda düşman, tepemde cehennemler püsküren güneş... Su beni boğmak, düşman beni parçalamak, güneş beni eritmek istiyordu; yine kurtuldum. Fakat bugün esirim, Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar âlicenap, bu kadar asil, bu kadar nazik bir milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı." Demirbaş Şarl -İsveç Kralı (Ruslardan kaçıp Osmanlıya sığınmıştır)
"Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkânlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar." M. Montecuccoli (Avusturyalı Komutan)
"Seceat ve cesaret bakımından Türklerden üstün; büyük hedeflere ulaşmak bakımından da onlardan dirayetli hiç bir kavim yoktur. Cenab-ı Hak onları aslan sıfatında yaratmıştır." İbn-i Hassul
Türk, asillerin asilidir. Yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir. Pierre Loti
Türklerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekâsı vardır. İşte Türk, bu zekâsıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti başarır. Zaten Avrupa'nın yarısını yüzyıllarca boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olamazdı. Çarnayev(Rus Komutan)
Silahlı milletin en canlı örneği Türklerdir. Bu diyar köylüsünün orak, kâtibinin kalem ve hatta kadınlarının etek tutuşunda silaha sarılmış bir pençe kıvraklığı vardır. Türk ata biner gibi oturur, keşfe yollanan asker gibi uyanık yürür. Moltke
Türkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır. La Martine
Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türklerle savaşmalıdır. Towsend (İngiliz Komutan)
Doğulu önderler, milletlerinin başından ayrılmayarak her hükümetin temeli olan şu iki kanunu hakkıyla yapıyorlar: iyi yola götürmek ve kötülüklerden korumak. Bu asil hareket Ruslardan fazla özellikle Türklerde göze çarpıyor. Auguste Comte
Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır. Lady Mary Wortley Montagu
Türk'ün güzel yüzünü, kuvvetli endamını, pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olan, Türk'ün özünü göstermektir. Bu öz, ay ışığı gibi görülür fakat gösterilemez. Decamps (Fransız ressam)
Türkler yaman binicidirler. Türkler hücumunda düşmanı bir yaprak gibi çevirip bozarlar. Câhiz (Arap Bilgini)
Türklerin yürekleri temizdir. Onlarda batıl fikirler, basit düşünceler yoktur. Semame İbn-i Eşreş (Arap Bilgini)
Türkler kahramandırlar. Dostlarına zarar vermezler. Fakat kazanç getirirler. Comenius (Çek Bilgini)
Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir. Ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır. William Pitt (İngiliz Devlet Adamı)
Türk, Heredot'tan, Tevrat'tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Sadelik içinde görkemi, sükûnet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı Türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür. (Ünlü Tarihçi) Hammer
Türkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler. Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir. Comenius (Çek Bilgini)
Türkler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir. Kayzerling
Her Türk'ün bakışında silahın ruha verdiği güveni görmek mümkündür. O hayata ve olaylara güvenle bakmayı öğrenmiştir. Molkte
Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk'ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır. Lord Byron
Türk korkmaz, korkutur. Bir şey isterse onu yapmadıkça vazgeçmez. Hangi işe el atarsa başarır. Semame İbn-i Eşreş
Türkçeyi öğrenmek benim için büyük bir mutluluk oldu. Çünkü Türk'ü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. Tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde oluyor. Gelland (Fransız Bilgini)
Türk askeri cesurdur. Anavatanını sever ve onun için gerekirse çekinmeden canını feda eder. Albert Einstein
Artık Türklerle savaşmam. Onlar çok cesur ve iyi insanlar. Andreas Phitiades
Dünyada iki bilinmeyen vardır. Biri kutuplar, diğeri Türkler. Albert Sorel
Türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez. Baron Büsbek
On ulusun, on yiğit adamının gücü tek bir kimsede toplansa yine bir Türk'e bedel olmaz. Türklerin en çok konuştuğu şey savaştır, zaferdir. Eğlenceleri ise attır, silahtır. Türklerin doğrulukları ve namuslulukları ne kadar övülse yeridir. Charles Mcfarlene
Türk milleti iki bin yıldır profesyonel askerdir. Bütün Türklerin mesleği askerliktir. Donaldson
Dünyanın hangi ordusuna sorarsanız sorun, Türk askerinin karşısında düşünmenin hiç de kolay olmadığını veya olamayacağını size söyler. Donaldson
Türklerle dost ol ama düşman olma. Gianni de Michelis
Dünyada, Türklerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz. Hamilton
Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur. Hamilton
Türkler devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf ustadır. Ülkeleri değil kıtaları altüst etmişler ve korkunç saldırışlar arasında sarsılması hiç de kolay olmayan egemenliklerini yaratmışlardır. Tarih Türklerden çok şey öğrendi. Onların elinden çıkma öyle eserler vardır ki uygarlık için birer süs olmaktadır. Hammer
Çanakkale'de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. Sir Julien Corbet
Türk gibi ölüme gülerek bakan bir eri başka hiçbir ulusta bulamazsınız. Yalnız ona iyi bir komutan gerektir. Mulman
Toplumsal düzenin Türkler arasında kurmuş olduğu ilişkilerin hepsinde temiz yüreklilik ve iyi niyet hâkimdir. Vatandaşların birbirlerine karşı borçlu oldukları işlemleri yapma ve yerine getirmeleri için başka ülkelerde olduğu gibi senetleşmeye yani yazılı belgeye ihtiyaçları yoktur. Çünkü onların övülmeye değer hallerinden biri de verdikleri söze genellikle sadık kalmaları ve karşılarındakini aldatmaktan, güveni suiistimal etmekten çekinmeleridir. Monradgea D'ohsson
Kendi ulusuna karşı bu kadar dürüst ve cömert olan müslüman Türkler hangi mezhebe bağlı olursa olsun aynı dürüstlüğü yabancılara karşı da yapar ve yerine getirirler. Bu noktada Müslüman’la Müslüman olmayan arasında hiçbir fark gözetmezler. Monradgea D'ohsson
Türk'ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk'ün vakur kalışı, kuşku yok ki körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor. Pierre Loti
Türk'ün ahlaki seciyesi çocukluğunda aldığı iyilik telkinleriyle değil çevrelerinde fenalık görmemek suretiyle oluşur. Thomas Thorsten
Türklerin ruhu yeniden parlayacak ve silah kullanmak için doğan bu kahraman milletin tarihi eski ışığını bulacaktır." Feldmareşal von Moltke - Alman Genelkurmay Başkanı
http://www.e-grammes.gr/EURO_NEM.swf
ALINGAN HIRSIZ
Çinde bir üniversitede oldukça ilginç tamamiyle gerçek bir olay .. Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece bırakıyor..
Derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde olmadığını görüyor ve çok sinirleniyor. .
Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta "Çok özür dilerim ama bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı aldıktan 2 saat sonra geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok üzgünüm anlayışın için teşekkürler."
Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit alarak okula dönüyor.. bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı anahtarla derse giriyor ve olayı arkadaşlarına anlatıyor..
Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..
Bisikletin üzerinde 10 kilit ve birde not var.. "Eğer acil ihtiyacım olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın."
OKULA NEDEN GİDERİZ?
-Sohbet etmek için -Devamsizlik yapmamak için -Bos zamanlari degerlendirmek için -Renkli kazaklari göstermek için -Sinif mevcuduna katkida bulunmak için -Ögretmenlere günaydin demek için -Siralarin üstüne resim çizmek için -Derslerde uyumak için -Erken kalkmak sagliga yararli oldugu için -Kantin bütçesine katkida bulunmak için -Okulun geç kagidi stogunu bitirmek için -Fal bakmak için -Tenefüse çikmak için -Defile yapmak için -Fikra anlatmak için -Okul çikisinda taksim'e gidebilmek için -Sinifi azdirmak için -Ögretmenleri sinir etmek için -Uzun eşşek, para maçı...vs. oynamak için -Sevgili bulmak için -Sınıftakilerle dalga geçmek için
sizce???
Evli erkeklerin duasi
Allahim... karimi her türlü tehlikeden koru gerekirse ben tehlikeye atilayim onu hiç yorma gerekirse ben yorulayim o çalismasin ben çalisayim o hasta olmasin ben olayim Allahim o aldatmasin ben aldatayim benim güzel karim dul kalmasin ben kalayim AMIN...
Elhamdürüsü ile Kizlar sürüsü ile Sabah birisi ile Aksam birisi ile
Aminnnnnnnnnnn
Aya cikan Türk Astronotlari ve Yer Ekibinin Diyalogu böyle *olurdu herhalde: *
* *
* - Houston..*
* - Efendim abi... *
* - Aya inmek üzereyiz... *
* ** - Hadi hayirlisi...
- Kraterli olandi di mi ay?
************************************
- Houston...
- Evet Apollo, ay yürüyüsünüz bitti mi?
- Bitti bitmesine de bu Ayi Cemal tutturdu gelmisken Amerikan bayragini sökelim, bizimkini koyalim diye, onu ararken kaybolduk,az daha oksijenimiz bitiyordu.
- Buldunuz mu bari?
- Bulduk ama sökemedik, nasil dikmislerse gavurlar..Cemal yarin ay araciyla üzerinden gecmeyi deneyecek...
- Helal olsun aslanlar... Size güveniyoruz...
***********************************
- Houston...
- Apollo?
- Ya bu Cemal Fener bayragi getirmis yaninda,aya onu da dikmek istiyor, yere de topladigimiz taslardan "Efsane geri döndü" yazdi...Ben hayatta terk etmem burayi o bayrak buradayken...Bir cim bom bayragi yollayin hemen...
- Merak etme Apollo, biliyordum ben o hosafin böyle bisiy yapacagini... Acil oksijen depolarinin oldugu yere bakarsan göreceksin ki oksijen tüpleri orada yok...
- niye?
- Cünkü kardesin oraya anli sanli dev bir GS bayragi koydu..
- Hehe.. büyüksün Houston... seni seviyorum...
Yenilse de yense de...
***********************************
- Houston
- Nedir?
- Abi ben cok sıkıldım burada, su dönüs tarihini öne alalim
diyecektim...
- Olur mu, daha Satürn'e gidip örnek alacaksiniz!
- Abi ben hep örnek almisimdir Satürn'ü zaten,bi an önce dönelim diyorum
- Ya Apollo, bak sinirimi bozma, kitlerim kumanda aletlerinizi buradan, bi daha dönmek nasip olmaz!!!
- Ama abi ya...
- Sus sus !
***********************************
- Apollo!
- Buyur Houstoncugum
- Venüs'ten tas örneklerini aldiniz mi?
- Aldik aldik, bi sürü tasimiz oldu, simdi dönmek üzere yola ciktik, 24 saatte yörüngeye gireriz..
- Cok iyi. Bilim adina önemli seyler yaptiniz..
- Ya bisey sorcam Houston...
- Sor..
- Neden sadece tas toplattiniz bize, o kadar böcek,cicek vardi, bi de o tek gözlü yaratiklardan da getirseydik?
- H...., neden söylemediniz?
- Neyi abi?
***********************************
- Houston bisey sorcam, biz niye topladik bu tasdi kumdu falan, ne yapcaz ki bunlari?
- Bilimsel arastirmalar icin, evrenin sirlarini gizlerini ögrenmek icin falan, biliyorsun bunlar bi cok konuda bizleri aydinlatabilir..
- Yani cok önemli seyler bunlar yani?
- Evet Apollo, hadi yörüngeye girmek üzeresiniz,hazirlanin artik bu arada sen niye soruyon bunlari???
- Valla Houston, ben bu örnekleri topladiktan sonra Cemal Abi'ye vermistim, gemiye koy diye,o da zannetmiski kapiya kadar götürecek,ben oradan alip bagaja koycam, yani senin anlayacagin biz onlari ayda unuttuk galiba...
- Neeee?
- Abi yörüngeye giriyoz, sonra konusalim..
***********************************
- Houston?
- Apollo..
- Houston bisiy diycem ama kapatmak yok..
- Go ahead Apollo..
***********************************
- Houston 10 aydir uzaydayim, burada bu kadar astronot, kozmonot arkadasla irtibatim oldu,yeminle söylüyorum, sen hepsine bes basarsin.Seni neden yer ekibine vermisler anlamis degilim.
- Sorma hocam, bir takim politik olaylara kurban gittik, cok büyük yanlislar yapildi bize...
- Sen digerlerinden farklisin, halk adamisin sen.Seni seviyorum
Houston...
- Ben de seni Apollo...
********************************
-Apollo napiyosunuz orda bu duman da ne?
- Mangal yakiyoruz güzel kardesim. Hapla olmaz ki bu beslenme isi.Bilememissiniz siz.
- Karbonmonoksitten zehirlenme ihtimaliniz var,derhal söndürün.
- Hop alooo. Delikanli adama birsey olmaz.
***********************************
- Turkship 2ABC4, motorlari kapattiniz. Bir sorun mu var?
- Yok be Houston. jupiter cekiyo zaten, bosa aldim. Fazla yakmasin alet.
***********************************
- Alo Houston, benzin bitti ne yapalim?
- Ne yaptin lan o kadar benzini, ictin mi?
- Yok bee,yörüngeye inerken bir ufoyla yaristim . Ama var yaa sana ne diyim ne hizdi bee.
- Deme!
***********************************
- Houston... Ruslarla kenetlenmemize olanak yok.
- Neden?
- Hanim kiziyor."Burada kenetlendigin yetmiyor mu ruslarla? Bi de orada kenetleneceksin"diyor.
***********************************
- Houston!! Houston diyorum alow!!
- Ne var nooldu?
- Cemal abiyi dövüyorlar yetisin.
***********************************
- Houston,Mars'da hayat yok abi.9 dedi mi yatiyorlar herifler.Canimiz sıkıldı.Dönüyoruz biz..
***********************************
- Houston, Alien filminin sonunda ne oluyordu biliyon mu?Benim aldigim VCD'nin 2. CD'si bozuk cikmisti da izleyemediydim.
- Nerden aklina geldi simdi?
- Cemal abinin kafaya birsey yapisti da,cikaramiyoruz. O sebeple...
***********************************
- Houston, ilk yardim cantasi neredeydi?
- Yine ne halt yediniz?
- Gecen Usak'ta tasa tuttugumuz uzaylilarla karsilastik.Tanidi bizi herifler. Kirdilar Cemal abinin fanusu.
***********************************
- Houston?
- Efendim?
- Vali Bey'e söyle, yarin okullari tatil etsin.Kar geliyor.Ben
gördüm.*
DÜNYAYA KAZINMIŞ TÜRK İMZALARI
Eyfel Kulesi’nin en üst katında, balkonu çevreleyen korkulukların üzerinde, "Gülü bir gün, seni her gün, gülü solana kadar, seni ölene kadar seveceğim" yazıyormuş.
Notre Dame Kilisesi’ndeki kulenin en tepesinde, doğu tarafına bakan duvarda koca koca harflerle "T.C. EMİNE" yazısı varmış.
Avustralya’daki ünlü Bonde Plajı’nı çevreleyen duvarın bir yerinde devasa harflerle, "Nuray, ara beni kuşum" yazıyormuş.
İsviçre’nin Basel kentindeki en büyük kilisenin duvarında, "İbrahim Tatlıses tek tek" yazıyormuş.
Suudi Arabistan Medine Garı’ndaki istasyonun duvarında, "Tekrar geleceğiz" yazıyormuş. Altında da, "Osmanlı" imzası varmış.
Malum, Londra’nın Greenwich kentinden, 0 (sıfır) meridyeni geçer. Temsili olarak, duvara metalden bir çizgi çekilidir. Tam o çizginin yanında, duvarda, "Burayı da gördüm ya, artık ölsem de gam yemem!" yazıyormuş.
Meksika’daki Maya Tapınakları’nda, en büyük piramitin bir odasının duvarına, "Ne mutlu Türküm diyene!" yazısı kazınmış 1월 27일  
     
HELLO 你好 BONJOUR 여보세요 ПРИВЕТ HALLO مَرْحَبًا ΓΕΙΑΣΟΥ
CİAO こんにちは HOLA Oİ HEİ HALO SZERVUSZ สวัสดี HALSNİNGAR
السلام عليكم
HUZURLU ANLAR
şükür hisleri sarıyor ruhumu…
serüvenimin başlayışını dün gibi
anımsarken eserlerim huzurunda.
benim hayatımdan geçerek kendine yolculuk
yapacaksın ve her hayatta başka hayatlarında
saklı oluşu heyecanlandıracak seni!
hatırlayabildiğim ilk andan son anıma kadar bana güvenen,
öğreten, dua eden, beni hoş gören, dinleyen,
uzaklara rağmen yanımda olan;
ailem akrabalarım dostlarım,
iş arkadaşlarım, okur ve dinleyicilerim
ben sizden razıyım o’ da olsun!
ha unutmadan; dün gitti… yarın gelmedi… anı yaşamalı!
huzurlu anlar.
talha bora öge
|
SİZ ANNENİZİ DÖVERMİSİNİZ?

Düşün ve Başar
• Küçük çirkinlikleri genelleyenler, hayattaki her şeyi çirkin görürler.
• Ormanı yakmasının kötülüğü, yemek pişiren ateşi çirkinleştirmez.
• Sonunun iyi olacağını bilirsek, zorluklar bize acı çektirmez.
• Milyonlarca başarı, haksızlığa uğramışlığın kazandırdığı azmin sonucudur.
BU ÇOCUĞU DOYURMAK
İSTEMEZ MİSİNİZ?
4월 22일
|
   

   

aşk aşk dedigimiz şey nedir arkadaşlar
bi tutkuu
bi heyacan
bi ihtiras
bi heves
belkide bi hastalık
aşkın adı warmı siizce
bana aşkı anlatırmısınız...

Herhangi Bir Dilin Herhangi Bir Alfabesi
Peki ask denilen o üç harfli sözcük Anlatilir mi herhangi bir dilin Herhangi bir alfabesiyle_? Yoksa askin tarifi duygulara Ve kelimelere dökülmez mi_? Sadece yürekte mi hissedilir yani_? Ve ayrilik Sadece aci mi çektirir insana_? Ayriliktanda bir zevk alinmaz mi_? Ve birine bir gün Sonsuza dek elveda derken Yalnizca bir kaç damla yas mi süzülür Göz pinarlarindan, yanaklara dogru_? Sonrasinda hiç düsünülmez mi terk edilen sevgili_? En azindan eskisi yani...
Bence böyle degil... Tamam askin tarifi yoktur ama Kelimelerle Ve hiç bir dilde açiklanamaz ama Sadece yürekte hissedilir ama O iki kelime söylenebilir bazi anlarda Insan Bir zevk alabilir ayrilik anandan da Ayriliktan sonra öyle silinmezda bir anda Hatta bazen Düsünüldügünde aglanilabilir seneler sonra Eger ki bu askGerçek bir asksa...
|
|
ANNE

Ana seni çok özledim seni özledikçe gözyaşlarım dinmek bilmedi
Yokluğun beni deli etti deli
Sendin benim için gerçek olan sevgi
İçimdeki aşk nedir ki
Şimdi gittin yanımda sıram gelmişti kader diye çizilmiş bu yaşam kitabında
Yalan dünyada kaldım tek başına
Ana devir değişmiş yalanlar doğrulara yetişmiş
İkiyüzlü köpekleri seni arkadaş deyip sayıp
Gerçek yüzünü saklayıp milletin arkasından vuranla kaldım tek
Sensin Allah’ hımdan bir tek dilek
Kalbimdesin hep yek üzüntüler içinde kaldım
Aklımdan çıkamadım çıldırdım
Kendimi tutamadım bıraktım
Göğsümde ki dolan selleri senin akıntım
Her gece birden o eski günlerimi hatırladım
Bana verdiğim nasihatleri sayıkladım
Gözlerim kapattım seni kalbime kazdım
Çizilmez bu asla bunu kader diye kitabıma yazdım
Sendin benim bu dünyada kanadım
Uçamadım ana yıkıldı
Seni benden ayırdı yüce Allah hım yaralıyım anne
Unutanlar unutsun ben seni asla silemem
Gözlerimi içinde ki kara bulutsu artık
Seninle çok şeyler paylaştık
Yaşam hariç oldu evladın sensiz bu dünyada soldu
Artık benim zamanında doldu
Yanına geliyorum ölen ölünmez derler ben senin için ölüyorum
Seni düşlerimde görüyorum
Kal yanımda ana ben senin gitmeni istemiyorum diye bağırıyorum
Gözlerimi açınca halen ağlıyorum
Ana hasretin yüreğimde oldu bir damga seni çok özlüyorum
Anne ne olursun gitme senden başka kimi var ki beni terk etme
Bu hayat olmuş olacağı kadar kahpe
Beni de götür gittiğin yere bırakma beni bu lanet insanların içinde
Ne yaparım sensiz söyle yaşayamam bunu yaz bir yere
Kokun kalmış üstümde her gece
Güzel yüzün rüyama girmekte
Sensiz olmuyor anne ne olursun dön artık geriye
Gözümde yaş kalmadı bunu anne
Hani beni terk etmeyecektin
Her gece üstümü sen örtecektin
Tertemiz kalbinle bana nasihat verecektin
Ettin ama şimdi beni bırakıp ta gittin
Söyler misin artık kime gideyim
Gidemem bundan sonra tek başına biriyim
Fazla sürmez yanına geleceğim seniz hayatından bezmiş biriyim
Sen yokken bu hayatı ne eğlerim
Bütün dünya bunların olsun gitsin
Ben sende başka bir şeyi sevemedim
İstemedim senin bir saçının teli için canımı veririm
Çünkü bu can senin al artık yanına geleyim
Anne dayanamaz haldeyim seni deliler gibi özledim
Mezarında sana dualar ettim kendimi yanına gömmek istedim
Bunları düşünmemiş değilim
Kararımı verdim son kurşunu kalbime ekledim
Anne sana değil Allah hıma isyan ettim
Koskocaman dünyada seni benden etti
Tek başına koymayı başarabildi
Bu muydu bana olan sevgisi
Sevdiyse alsın şu kalbimi
Her gün resmine bakıyorum anne
Sanki yanındaymışsın gibi sana konuşuyorum
Ama yanımda olmadığını birden anlıyorum
Sana el uzatıyorum annem vaktim
Vaktim geldi artık biliyorum
Ama sakin üzülme
Üzülme anne yanına geliyorum


| |
|
Sana dönmeyeceğim bunu aklına bile alma
Sevmemeye yemin ettim
Şimdi gidiyorum çok ama çok uzaklara
Sakın bir daha adımı anma
Güzel günlerimizi de aklından çıkarmayı sakın ama sakın hiç unutma
Şimdi gidiyorum sana son sözüm sana son sözüm
Elveda
Elveda


Yüreğinde bana yer vermeni Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim Benim seni sevmemi sevdim... Sessizlikte kalp atışlarını sevdim Damarlarımda kan yerine dolaşmanı sevdim Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim... Gönülden sana bağlandığımı sevdim  Gündüz ışığım Gece karanlığım olmanı sevdim
Alınyazım, Kaderim, Herşeyim olmanı sevdim Gözyaşım, Kederim, Hüznüm olmanı sevdim Tebessümlerimin, Gülmelerimin, Mutluluğumun
sebebi olmanı sevdimSöylediğin sözleri değil, Onları bana söylemeni sevdim.... Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim... Benliğini, Duygularını, Hislerini sevdim Bu tarifsizliği, sevgime kelime bulamadığımı sevdim...
KAHROLASI YÜREĞİM! Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Dağlarla boy ölçüşmek sevdaların adına, Sana mı kalmıştı nehirlerle yarışmak? Bir nebze aydınlık için karanlıklarla boğuşmak.  Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Alın yazını silmeye yoldaş aramak... Her güzeli adam sanıp elini uzatmak, Sana mı kalmıştı dünyanın dikenlerini budamak. Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Bu kahpe düzenin kalleşlerine kafa tutmak, Eğrileri doğruların arasında çıkartmaya çalışmak! Sana mı kalmıştı sevmeyi beceremeyenlere Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! öğretmek Yüzüne her gülene güvenip sırtını dönmek, Sana mı kalmıştı el yerine dizlerini dövmek! Bak da gör bundan sonra nasılmışYAŞARKENölmek
| Image Hosting | Video Hosting | Myspace Games 4월 21일
|
|
|
ღ♥ღ.oº°°ºo.ღ♥ღ.oº°°ºo.ღ♥ღ.oº°°ºo.ღ♥ღ.oº°°ºo.ღ♥ღ.oº°°ºo.ღ♥ღ.oº°°ºo.ღ♥ღ.oº°°ºo.ღ♥ღ
Kudüs sokaklarında umutsuzca park yeri aramaktadır Moşe. Tur atmakta ama yer bulamamaktadır. Çok önemli bir iş buluşmasına geç kalmak üzeredir. Ama heyhat yer bulamamaktadır. Ümidini kesmiş bir şekilde gökyüzüne bakar ve "Tanrım önümüzdeki beş dakika içinde bana bir park yeri bulursan yemin ediyorum bundan sonra hep Kaşer(okunmuþ gıda) yiyeceğim, Shabat'a (kutsal cumartesiler) uyacağım ve Yom-Kippur (tüm kutsal) günlere özel saygı duyacağım. " O an bir mucize gibi hemen önünde bir araç hareket eder ve yeri boşalır. Moşe gökyüzüne bakar ve
"Zahmet etme tanrım, ben buldum" !!!
|
Bir fırıncı, tereyağını yakındaki bir çiftlikten alıyordu. Bir gün 3 kiloluk tereyağı paketini çok hafif buldu. Bundan sonrada aldığı tereyağlarını tartmaya başladı. Tereyağı gittikçe daha hafif geliyordu. Fırıncı sonunda çok kızdı ve bir dava açtı. İş yargıcın önüne gelmişti. Yargıç çiftçiye, "Senin terazin ve kiloların yok mu?"diye sordu. Çiftçi "Var efendim. Ama kiloya gerek yok" yanıtını verdi. Yargıç bu yanıta biraz sinirlendi: "Kiloya gerek yoksa nasıl tartıyorsun?" diye sordu.
Çiftçi kendini savunmak için gerekli açıklamasını yaptı: "Çok kolay. Fırıncı benden tereyağı aldığı sürece bende ondan ekmek alıyorum. Terazinin bir köşesine ondan aldığım 3 ekmeği koyuyorum. Bunlar bana ölçü oluyor. Eğer tereyağı noksan gelmişse bu benim hatam değil onun hatasıdır." Bu durumda yargıç, çiftçi için beraat verdi. Fırıncı ise mahkeme masraflarını ödemek zorunda kaldı.
|
|
|
Ziyaretçi defterine birşeyler yazmak için alttaki deftere tıklayın...!!!
|
| 4월 20일
 
yuregine gunes koy
yuregine bulut koy
yuregine yildiz koy
YOLA DEVAM..
|
|
|
|
|
|
Karşımıza geç çıkmışş insanları yolun dışına sürerken,
bir gün geri dönüp, onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize. Tersine, çoğu kez zalimdir. Her zaman, aynı
fırsatları sunmaz. Toyluk zamanlarını ödetir, hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların,
eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün ... Bir akşam üstü yanımızda kimsecikler olmaz...
Yada olması gerekenler yanımızdakiler değildir...
Murathan Mungan
|
|
|
| 1001 DİLEKLE HEDEF BU YIL 10.000 GÜZEL ÇOCUĞUN HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK
|
|
|
|
|
| İNSANLIĞA ÇAĞRI
|
|
|
|
GÜÇLERİ TÜKENMEDEN YARDIM ELİ UZATALIM
|
1 DK DURUN!
Afrika yardım bekliyor!
|
|
İnsanların bir bardak su için kilometrelerce yürüdüğü, bir pirinç tanesine onlarca elin uzandığı Afrika’da yaşanan bu drama kayıtsız kalmayalım.
Bir tarafta silah üretimine ve savaş teknolojisine ayrılan milyarlarca dolar ve bir tarafta ise hayatta kalacak kadar su ve yiyecek bulamayan, tüm yeraltı ve yer üstü zenginlikleri ‘medeni’ ülkeler tarafından ‘medeniyet götürme’ bahanesiyle talan edilmiş Afrika’nın yoksul insanları.
Doğu Afrika ülkeleri son 50 yılın en büyük kuraklığını yaşıyor. Özellikle Somali, Etiyopya, Kenya, Eritre, Tanzanya ve Burundi’de de etkisini gösteren kuraklık binlerce insanın yaşamını tehdit ediyor. Susuzluk ve açlık nedeniyle ölümlerin başladığı Somali’de insanlar su bulabilmek için kilometrelerce yürüyorlar. Ancak, sınırlı miktardaki sudan, ihtiyaçları kadar satın alabilmeleri için bir günlük gelirlerinden daha fazlasını vermeleri gerekiyor. Çoğu kişinin ise zaten belli bir geliri yok. 40 derece sıcaklıkta yeme, içme ve yemek pişirme gibi ihtiyaçlarını sadece üç bardak suyla karşılamak zorundalar. Onu da bulamayanlar ise idrarlarını içerek hayatta kalmaya çalışıyor. Kenya’da da kuraklık nedeniyle çiftlik hayvanlarının %70’i susuzluktan ölmüş durumda.
Dünya Meteoroloji Kurumu ise Nisan’a kadar Doğu Afrika’nın kuraklığın kıskacında kalacağını belirtiyor. BM’nin raporuna göre, bölgeye derhal yardım ulaştırılmazsa 11 milyon insanın hayatı tehlike altında ve 700 bin insan açlıktan ölmek üzere.
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak, Afrikalı kardeşlerimizin yardımına koşmak için çalışmalara başladık. Bu çalışmalarla ulaşabildiğimiz insanların acil su ve gıda ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. İHH, bölgeye gıda yardımı ve su sevkıyatı gibi hayati önem taşıyan acil yardım çalışmalarının yanında uzun vadede kuraklık soruna çözüm bulmak için su kuyuları açmayı, açlık, kötü beslenme ve AIDS’ten kaynaklanan kronik hastalıklar ile baş etmek için hastane kurmayı, tarımı ve hayvancılığı destekleyen projeleri hayata geçirmeyi planlıyor.
İnsanların bir bardak su için kilometrelerce yürüdüğü, bir pirinç tanesine onlarca elin uzandığı Afrika’da yaşanan bu drama kayıtsız kalmayalım. İHH bütün yardımseverleri Afrika’ya yardıma çağırıyor. Hızlı ve etkili bir müdahale ile bu felaketi durdurabilir ve milyonlarca hayatın kurtulmasına vesile olabiliriz.
İNSANİ YARDIM VAKFI İHH
Tıkla sende hayat kurtarmak için bağış yap |
Nijer li kardeşlerimiz ne yazık ki şuanda açlıkla pençeleşiyor. Kıtlık ve susuzluktan kaynaklanan bulaşıcı hastalıklar yüzünden toplu ölümler baş göstermek üzere... Ülkede 'DARI' yani 'KUŞ YEMİ' ile besleniliyor. Ve bunu almak bile bazıları için çok lüks. Diğer gıda maddelerini almak ise birçokları için imkansız çünkü fiyatları aşırı yüksek...
Birçok çocuk sıtma ve yetersiz beslenme yüzünden öldü veya ölümü bekliyor...
|
SADECE BİR TIKLAMA İLE
|
|
|
|
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)'İN UYGULAMAYA BAŞLATTIĞI GÜZEL BİR HAREKET VAR; BM'İN AÇLIK SİTESINE GİRİN .
VE ORADA GÖRECEĞİNİZ SARI BİR DÜĞME (GIVE FREE FOOD)
ÜZERİNE TIKLAYIN. BUNU YAPTIĞINIZ ZAMAN DÜNYANIN HERHANGİ BİR YERİNDE AÇ BİR İNSAN YİYECEK YARDIMI ALIYOR. YİYECEĞİN PARASI, LOGOLARINI GÖRMENİZ KARŞILIĞINDA REKLAM YAPAN SPONSORLAR TARAFINDAN ÖDENİYOR.
TÜM YAPACAĞINIZ BU SİTEYE GİRMEK VE YİYECEK BAĞIŞLA DÜĞMESİNE TIKLAMAK
LÜTFEN TANIDIĞINIZ HERKESE VE KALABALIK GRUPLARA LÜTFEN BU MESAJI ULAŞTIRIN VE HER SABAH BİLGİSAYARINIZI AÇTIĞINIZDA SİTEYE GİREREK BU İNSANLARA YARDIM ETMEYİ ALIŞKANLIK HALİNE GETİRİN. |
|
UMARIM BU YAZIDAN HERKES KENDİNE BİR PAY ÇIKARIR
FuLL_PoWeR

Yalnız Olanlara;
Aşk bir kelebek gibidir, peşinden koştukça hep senden kaçar.. En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna dokunuverir... Aşk mutlu eder, bazen de üzer ama aşk özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer..
Sevgilisi Olanlara;
Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir, seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır...
Çapkınlara;
Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme.. İçinde olmayan duygulardan varmış gibi sözetme.. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme..Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme, çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir...
Evli Olanlara;
Seven insan "senin hatan"yerine "özür dilerim" diyendir... "neredesin" yerine "ben buradayım" diyendir.. "nasıl yaparsın" yerine "niye yaptığını anlıyorum" diyendir.. ve aşk "keşke" yerine daima "iyi ki" diyendir...
Kalbi Kırık Olanlara;
Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve ilacı bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir.
Aşık Olmaktan Korkanlara;
Aşka düş ama tökezleme, anlama bekleme, paylaş ama isteme, yaralan ama asla acıyı içinde büyütme...
Sevdiğini Fazla Sahiplenenlere;
Sevdiğinin bir başkasiyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa, o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir..
Aşkını İtiraf Etmeye Çekinenlere;
Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir, sevdiğin seni terk edince daha da çok acı verir ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç firsat vermemektir..
Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere;
Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmedigini gördüğün andır ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır... Senin aşkını şu gün hak etmeyen, bilki 10 sene sonra yine haketmeyecektir...
Bırak, gitsin...
Müşfik KENTER
| Diğer popüler testler:
| Yeni testler:
|
|
|
|


SEVDİĞİM
Gönlümde akşamları karşılıyorum bugün…sevdiğim!
Gözyaşına yeminlim!...
Sen ağlıyorsun ya, sen sahte sevdalara intizarsın
Kalamam sende, bırak gideyim…
Sen mutlu ol!...
Bekleyenim bir kara haberse, durma önümde!...
Bırak!...kurşunlara geleyim!

BEDDUA
Ne kalır ki ardında…
Ağ olmuş kalbim…
Bir gazap akşamı inliyor bedduanla…
Tesellim ağlar…Günahsızım ağlar…
Meçhul bir sevda yanığına…

BİR KADIN SEVDİM
Ölüm olsan da bende…
Unutamadım…
Bir kadın sevdim hayalinle…
Yokluğuna mahkum her sonbahar…
Hüzünler yağar üzerime…



İnsanları İnsanlıktan Çıkaran Yapılan Hatalar Değil Yapılan Hataların Tekrarlanmasıdır...
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir...
Işığı önüne al yürü gölge arkandan ister gelsin, ister gelmesin...
Ayakkabımın altı delikti ama; Üstü her zaman boyalıydı...
Batan güneş umudumuz, doğan güneş tesellimiz olsun...
Gülki ne düşündüğünü anlamasınlar...
Hiç kimseye olduğundan fazla değer verme
Ya onu kayberdersin Ya Kendini Mahvedersin...
Kim demiş alkol kötü diye, Ben herşeyimi ayıkken kaybettim...
Deli sormus deliye aşk nedir diye, Deli gülmüş deliye,
Ben niye deli oldum diye...
Sevipte ağlamayanlar Ben sevdim demesin...
Beklenen gün gelecekse Çekilen çile kutsaldır...
Aşk savaşa benzer, Zor başlar kolay biter...
 
SEVDİĞİNİZ İÇİN NE YAPABİLİRSİNİZ.!!!
Genç bir çocuk sevgilisini motorunun arkasına almış hızla yolalıyordu..
Birden genç kız; Sevgilim çok hızlı gidiyorsun biraz yavaşla.. die seslendi... Ama cevap alamadı genç çocuktan.. Bir daha aynısını tekrarladı... Bu sefer cevap gelmişti..
-Bi şartla yavaşlarım.. Önce beni sevdiğini söliceksin.. Sonra da başımdaki kaskı çıkarıp kendi başına takıcaksın.. Kız çocuğun dediklerini yapmıştı...
Ertesi gün gazetelerde bir başlık : Ölüm Ayırdı ...
Haberin içeriği şöyleydi: Aşırı hız yüzünden kontrolden çıkan motorun sahibi hayatını kaybederken arkasında oturan kızarkadaşı kazayı hafif sıyrıklarla atlattı...
Ama gerçek öyle değildi...
Genç çocuk motorun frenlerinin boşaldığını anlamıştı.. Ama kızarkadaşına hiçbirşey belli etmemşti.. Son kez kendisini sevdiğini duymak istemişti ve sevdiğinin hayatı uğruna kendi hayatını feda etti.
İŞTE GERCEK AŞKIN
ANLAMI BUYDU...!

Gelirsem peşinden yazıklar olsun.
Anarsam adını dilim tutulsun. Maziye gömüldün haberin olsun. Bir daha seversem aşk haram olsun...!
Sevgini taşımak değil, hasretini çekmek zor.
Gülmeyi unutmak değil, ağlamaya alışmak zor.
Yaşamak ve ölmek değil.
Özleyipte görememek hepsinden zor...!

Sen benim ilkim ve sonum, Sen benim yıldızlara bakışım ve ağlayışım , Sen benim yanlızlığım ve sessizliğim, Sen benim gün ışığım ve ay ışığım, Sen benim birtanemsin...!
SENİ SEVİYORUM
    
Rüzgarın kemanını çaldığı ve yagmur damlalarının pencerene vurduğu Soguk bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun Ve keşke dediğin bütün güzellikler senin olsun.....
Bir soluk kadar yakın, yıldızlar kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin, yetişirsin dokunamazsın, Dokunursun vazgeçemezsin, vazgeçersin ama UNUTAMAZSIN...

Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben hep seni düşünürken. Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyor diye. Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardan,
Göz kırpardın uzaklardan sessizce. Bense hep seni bekledim,
Kırık kalbim ve yaşlı gözlerimle....
Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir İkimiz de aynı şeyi düsünüyoruz belki Gülüşerek başlıyoruz söze Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek Fakat ne kadar saklasak nafile Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor Benim dilimin ucunda .
Ben hergece sen uyurken dalga olup sahile vuruyorum. Rüzgar olup esiyorum sessizce. Sen uyurken yüreğim geliyor üstünü örtmeye. Bensizken üşürsün diye...
| Her Şey Hayallerinizle Sınırlı ... |
Sesini duysamda,
Her an yüzünü görmek gibi değil
Özlediğimi bil her an
Hiçbirşey
SENİ SEVMEK GİBİ DEĞİL

O suskun akşamın her saatinde , Kaç gece ağladım duyan olmadı,
Yıllarca yaşadım kalbim dolmadı, Karşıma gerçekten seven çıkmadı.

Kimisi kul etti, kimisi köle, Mutluluk yerine verdiler çile, Hasreti sapladım şimdi kalbime, Karşıma gerçekten seven çıkmadı.
 Yalnız bir mevsim değil Yalnız bir bahar değil Her zaman her yerde bil Ya seninle ya sensiz! İstersen öldür beni İstersen güldür beni Gün gibi güneş gibi Ya seninle ya sensiz!

Olmasa da sevenim Ağlayanım gülenim, İlk sözüm son yeminim Ya seninle ya sensiz...! İstersen sevme beni İstersen bekle beni,
Taş gibi toprak gibi Ya seninle ya sensiz!
Ya hep ya hiç sevgilim Ya seninle ya sensiz Olamaz başka biri Ya seninle ya sensiz! İstersen al at beni İstersen yarat beni Dağ gibi deniz gibi Ya seninle ya sensiz!
Ansızın kayboldun köşe başında Zamansız bir deprem koptu bağrımda Kendimi kaybettim işte o anda İnan ki dünyayı yıkasım geldi! Ardına bakmadan gittin o gidiş Kalbimi koparıp atasım geldi Bu veda gerçek mi inanamadım Başımı taşlara vurasım geldi!
Ellerim titredi veda ederken Yalvarıp "dur gitme" diyesim geldi Sen gittin karardı gözümde dünya O anda orada ölesim geldi!

Ve seni kaybetmek yok mu Bulduktan sonra seni kaybetmek İşte o beni yakan, yıkan, solduran Ses versem de duyamazsın artık Yüreğimde kan, gözlerimde kan, dudaklarımda kan
O seni özlemek yok mu Saçlarını, ellerini, dudaklarını özlemek Uzun uzun gözgöze gelmek seninle Seninle bir olmak, beraber olmak, sevişmek O seni gizlemek yok mu Kuşlardan, çiçeklerden bile kıskanıp gizlemek Seni saklamak içimde delice, divanece Öylece yaşamak seni, öylece sevmek...
Benim yarim alyanakli bir kizdir,
Gözleri pek sevimli bir yildizdir, Kasi hilal, Sairlerin hayalini süsleyecek bir timsal! Iste benim yarim bu güzel kiz, Kanim canim ona feda yalniz!

Yavas yavas olustu... Önce bulut oldu yagmak için. Sonra yagmur oldu Sevdigine can vermek için. Sevdigi büyüdü... Güzel bir çiçek oldu. Sonra birisi kopardi onu. Sevdigine vermek için.

Şimdi uzaklardasın, hayallerdesin, rüyalardasın..
Yalnız kendi derdinle,
Kendi halinle derinlerdesin
Şimdi uzaklardasın, hayallerdesin, rüyalardasın..
Bir köpeğim vardı Beni sevip, sayan.
Bir sevgilim oldu, Onun kadar olamadı...
Sen buğulu bir camın arkasından izlediğim hayatınYarısısın...
En sağanaklı gelen sabahlarda Çok eski bir şarkının adısın...
BEN
Hem aldandim, hem aldattim Bugün sevdim yarin attim Her havadan calmak icin Hem agladim, hem aglattim.
Esiriyim bir busenin Bugün onun yarin senin Bütün bütün olamadim Hayatimda hic kimsenin!
Kirik dökük bir sazim var Anlayana cok nazim var Gayri biktim yalnizliktan Kücücük bir niyazim var.
Istedigim zengin degil Güzel degil, cirkin degil Vazgec deli gönül vazgec Bu kizlar dengin degil

SEN
Sen gözümde umut göğümde yıldızsın Bahçemde açan mor menekşem Yüreğimde bir hasret bir ayrılık Bağrımda hançersin Sen dilimde dolaşan hicran türküsü Sonbahar gülüsün Sen kalbimdesin Sen benimsin HERŞEYİMSİN...

ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilirmisiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle ?
Bilmezdim şarkıların bukadar güzel,
Kelimelerinse kıyafetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var biliyorum;
Herseyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
ANLATAMIYORUM.
   

4월 19일 Image Hosting | Video Hosting | Myspace Games
|
Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız |











   






Hic umudun kalmamış,belkide hüzünlü bi gece ,ağlamak istiyorsun.Basını kaldırıp yıldızlara bak,ordan biri gülümseyecek.Belkide seni anlayan , seni seyreden,senin icin dua eden biri. Iste yine o, kısık bi sesle seni anıyor ,yıldızların ardına Gun BATIMI Bi tanem seni cok özlüyorum, yıldızlarım kabus gibi umutlarım karabulut.Meşe agacındaki yaprak gibi,güz aylarına tutsak olmuş yeşeremiyorum. sen uyurken ben , yıldızların arasında hasretle seyrediyorum seni.Sen saga sola kıvranırken, hayaliyle yasadıgım saclarına hasretle.Her nefes alış verişinde ,kor dudaklarını ümitsiz bi şekilde arzuluyorum Sen uyurken elimde yıldızlardan samanyoluna, bir ressam gibi resmini çizdim Çağlayanlara ismini haykırttım ,engin mavi deryalara ışıgından yakamozu. Gökuşağına senin renklerini yansıttım ,umut bahcelerine senin ciceğini.Sen uyurken yağmur olur gözyaşlarım , pencerene vuram vuram uyandırırcasına. Sen uyurken hafif yel olup tenine esiyorum,terini kokluyorum.Belkide en cok umud ettigim gözlerini göremedim, sen uyurken kapalı.


   
   
  
     

  


     
UNUT DEMEK KOLAY , GEL BANA SOR BİRDE, UNUTAMIYORUM İŞTE UNUTAMIYORUM, BİŞEY VAR ŞURAMDA, BENİ KAHREDEN, ŞURAMDA, TAM YÜREĞİMİN ÜZERİNDE ÇAKILI DURAN BİŞEY VAR ELİMDE DEĞİL SÖKÜP ATAMIYORUM, DALIP DALIP GİDİYOR GÖZLERİM DERİNLERE KİMİ GÖRSEM, BİRAZ SANA BENZİYOR, SENİ HATIRLATIYOR ŞU BULUT, ŞU GÖKYÜZÜ, ŞU KAYIKLARI DÖVEN DENİZ, ŞU HÜZÜNLÜ MELODİ, ŞU NAPOLİTEN ŞARKI BİR ZAMANLAR BERABER DİNLEDİĞİMİZ BOYNA SENİ DÜŞÜNÜYORUM HİÇ DURMADAN ACABA DİYORUM O ŞİMDİ NAPIYOR O GÜZELİM GÖZLERİ KİME BAKIYOR, O CANIM ELLERİ NERDE, AMA GÜNLER O GÜNLER DEĞİL, AKŞAMLAR O AKŞAMLAR DEĞİL VE KALAN ŞİMDİ SADECE, ÖZLEMİN GECELERDE...DURUM DURUP SENİ BÜYÜTÜYORUM İÇİMDE, SENİNLE ACILAR BÜYÜTÜYORUM, YENİ YENİ KEDERLER BÜYÜTÜYORUM DAYANILMAZ, KİRLİ SULAR YÜRÜYOR İLİKLERİME, BİR ZEHİR KARIŞIYOR KANIMA ANLIYORMUSUN ? ? ? BİR GÜN DAHA GÖRSEM DİYORUM, BİR GÜN DAHA BİR GÜN OLSUN, BİR DAKİKA OLSUN...UNUT DEMEK KOLAY, GEL BANA SOR BİRDE, HATIRLADIKÇA GÖZ YAŞLARIMI TUTAMIYORUM  DİLİMİN UCUNDA SEN, BAŞIMIN İÇİNDE SEN...KEDERMİSİN ? ECELMİSİN ? ? NESİN SEN ? ? ?
NEDEN ?  NEDEN ? 
NEDEN ? 
|
| CEM YILMAZ'IN SON ESPRİLERİ |
|
Bilindiği gibi Cem, son gösterisine kameraları sokmuyor. Bu yüzden de gösteriye gitmeyen, ne tür espriler yaptığını bilmiyor. Star gazetesi muhabirleri bir cinlik yapmış, izledikleri Cem Yılmaz gösterisini, aynen yazmış: Bir buçuk aydır sahnelere çıkmayan Cem Yılmaz, Ankara'daydı.Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda sahne aldı. Kırdı, geçirdi. 'Evde espri yapamıyorum. Eve iş getirme diyorlar' diyerek başladığı programında politik esprilere de yer verdi. İşte, kahkaha makinesinin unutulmaz esprileri:
Bir komedyenin programını izledim. Kadın sünnetçi çıkarmıştı. İlk kadın sünnetçi. Ben 1978'de sünnet oldum ve sünnetçi kadındı. Böyle hatıraların olması gerekiyor komedyen olman için. Ben 30 sene sonra anlatırım diye kendime 5 yaşında sünnet organize etmiş olamam. Beni kadın sünnet etti. Bundan bahsederken belden aşağı bir şeyden bahsetmiyorum. Sünnet bir hadisedir. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yer. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yerler sünnet, askerlik, evlilik.Gerçi sünnette daha net görülür mürüvvet Ona mürüvvet diyorlar, enteresan bir şey. Kadın ismi vermiş olmaları tuhaf. Gerçi rahim diye de adam var olsun. Diyarbakır'a gidiyordum uçakla. Hostesle muhabbet ediyoruz. Business'ta oturuyorum. Hep Business'ta otururum. Buraya da Business geldim. Ankara'ya business açılmış çok süper bir şey. Bilmeyen varsa söyleyeyim. Business iş amaçlı gidilen seyahat manasına gelmiyor. Portakal suyu veriyorlar sen de kendini bir bok zannediyorsun. Aynı uçağın içinde ne sınıf yapıyorsun ulan.Portakal suyu içerken kendini ne zannediyorsun. 'Mersi canım. Bunu içmeden uçamıyorum'. Bir de perdeyle ayırmıyorlar mı tavım ona. Soruyorsun 'Somon var mı?' Arkana bakıyorsun. 'Fakirler, ekonomi, allah belanızı versin Uçak sizin neyinize'. Bir hava yaratırlar ki sanki uçak düşünce Business'takiler ölmüyor. Hostesle muhabbet ediyorum. Laf döndü dolaştı sünnete geldi. Eh business'ta oluyor böyle şeyler. Beni kadın sünnet etti dedim. Hostes dedi ki, 'Aaa kadınlar bindiği dalı kesmez ama'. Hostesin şakasına bak. Biz yapsak, aforoz ederler. Ne yaparsan yap ne olursan ol öleceksin. İnsan ölümlü bir yaratıktır. İnsan öleceğini bilir. Belgesellerde gördüğün kaplanlar aslanlar gibi değil. Belgeselde gördüğün kaplan, aslan hep koşacam zannediyor. O erkek aslanı görmüyor musunuz. Fönlü böyle. Artık ormanda nerede buluyorsa fönü. Bizimki daha kompleks bir yaşam. Öleceğini biliyorsun ve sıklıkla unutuyorsun. Hani ölümden dönenler anlatır ya; bir ışık geldi falan diye O, kıça tıkılan pamuk. Senin inancını bilemem. İstersen toteme tap. Herkes ölecek. Mahşer var ya.Orası işte. Kıyamet kopsun herkes orada olacak. Büyük bir kokteyl gibi düşünün. İlk gün imza almaktan anan ağlayacak. Herkes orada çünkü. Aaa Sezar. Reenkarnasyona inananlar var. Yok öyle bir şey. Hep şöyle yapıyorlar.'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç oropspu olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm'. Herkes kral... Herkes yanacak dediğim bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte onu direk cennete alacaklar. Türk Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artık nasıl katlıyorsa. Bi de tuzlarsan F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın. Askerde seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya... Gençliğin bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Gölü'nden manda bokuna transfer olur. En verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere. Niye bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın. 300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa bok içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodorant mı at gitsin. Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıka. Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o kokuyu bilir. Küfür konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir orospu çocuğu.O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur. Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecavüz, bir de köyü yakarlar. Bizim filmin kahramanı finalde gelir, 'Alçaklaaar' Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan. BİR eroin kaçakçısının hayatını yapıyor herif. Böyle konuşuyor: Mal geldi mi? Geldi efendim. Fakat, filhakika malımız kantara girdi. Olur mu lan böyle. Bu adamlar böyle konuşmuyor ki. Mal geldi mi? Geldi a... koyum. Malın anasını s....ler. Deniz Harp Okulu'nun kuruluş yıldönümünde sahneye çıkıyorum. İlk mezunlar da gelmiş. Nasıl bir yaş ortalaması anlatamam. İlk 20 dakika eski Türkçe anlattım. Filhakika, buna mukabil bir sonraki latifede buluşmak üzere. Benden sonra Ajda Pekkan vardı, şöyle sundum: Yeni yetenek Ajda Pekkan. Abicim sıfır reaksiyon. Herkes onaylıyor. 'Bu kız çok tutacak' diyorlar. Al kadehi ver al... Lider taklidi yaptım durduk yerde. Eskiden lider taklidi vardı. Şimdi çok zor. İki kişi koluna girecek. Amma zor iş. 14 Mart Tıp Bayramı'nda doktor arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bizde sperm bankası var mı diye sordum. Yok dediler. Dedim isabet. İçinde banka lafı geçtiği için biri hortumlar rezillik olur. Bir gün hacettepe üniversitesinde genclere yönelik bir konuşma yapıyorum. Tabi benim örnek olma gibi bir durumum söz konusu. Ama her sandalyeden Tak Tak sorular geliyor. Alttan almaktan alacak yerim kalmadı. Önde bir grup vardı rektörden izinli midir nedir. Ellerinde şarap şişesi Kavaklıdere sponsorlugunda oturuyorlardı. Derken birisi kalktı. "Cem Bey karizmanız var mı? Varsa kaç santim?" dedi. Şimdi sahnedeki adamın yapacağı iş atılan topu göğsünde yumuşatmak daha sonra gol atmaktır. Ben de o sırada "Koçum karizma dediğin adamın içinde olur. İçinde olunca da anlarsın kaç santim olduğunu" dedim. Bir de baktım ki ne HACET kaldı ne TEPE. Bir sonraki gelişimde çocuk okulun önünde su muhallebisi satıyordu....
|
| ŞAHAN ÇIKABİLİR :) |
|

![]()
| DEĞERLENDİRME BÖLÜMÜ |
|
|
|
SİZDE MSN SPACE ' İNİZİ DÜZENLEYİN
MSN ALANINIZIN HERKES TARAFINDAN GÖRÜNTÜLENMESİ İSTER MİSİNİZ?
Standart ayarlarda oluşturduğunuz msn alanınız sadece msn listenizdeki kişiler tarafından görüntülenebilir. Alanınızın herkese açık hale gelmesini istiyorsanız aşağıda yazılı olan aşamaları uygulamanız yeterlidir
a) Öncelikle kullanıcı adınız ve şifrenizle MSN Alanınıza giriş yaptıktan sonra "Settings" yazısına tıklıyorsunuz.
b) Bir sonraki aşamada karşınıza çıkan pencereden "Permissions" sekmesine tıklayın ve bu pencerede karşınıza çıkacak seçeneklerden "Public" seçeneğini seçin.
c) Son aşamada sağ altta bulunan "Save" tuşuna tıklayarak yaptığınız değişiklikleri kaydedin.
Bu aşamaları başarıyla gerçekleştirdikten sonra MSN Alanınız herkes tarafından görüntülenebilecektir
not:daha fazla bilgi için http://spaces.msn.com/members/ygt alanına bakabilirsiniz
MSN ALANINIZDA HTML KODLARINI KULLANILABİLİR DURUMA GETİRMEK İSTER MİSİNİZ?
MSN Alanınıza (MSN Spaces), aşağıda sıralacağım adımları takip ederek her türlü HTML kodunu girebilirsiniz
a) Öncelikle alanınıza girdikten sonra sayfanızı düzenleyebildiğiniz ana sayfanın adresinin (linkinin) yanına &powertoy=sandbox kodunu yazın ve ardından Enter tuşuna basın. b) Sayfa yenilendikten sonra sayfanın sağ tarafında bulunan, önceden de aşina olduğunuz Customize tuşuna tıklayın. c) Bu aşamadan sonra sayfanın sol tarafında bulunan Modules butonuna tıklayın ve açılacak olan pencereden Power Toy: Custom HTML yazısının yanında bulunan Add yazısına tıklayın. d) Bu aşamadan sonra sayfanın sağ tarafında bulunan Save butonuna tıklarsanız aşağıda görmüş olduğunuz, her türlü HTML kodunu girebileceğiniz pencere ana düzenleme sayfanızda belirecektir.
4) MSN ALANINIZDA MÜZİK DİNLETTİRMEK YADA VİDEO SEYRETTİRMEK İSTER MİSİNİZ?
MSN Alanınıza (MSN Spaces), aşağıda sıralanan adımları takip ederek küçük boyutlu bir Windows Media Player koyarak istediğiniz videoları görüntüleyebilir veya şarkıları dinletebilirsiniz.
a) Öncelikle alanınıza girdikten sonra sayfanızı düzenleyebildiğiniz ana sayfanın adresinin (linkinin) yanına &powertoy=musicvideo kodunu yazın ve ardından Enter tuşuna basın. b) Sayfa yenilendikten sonra sayfanın sağ tarafında bulunan,"Customize" tuşuna tıklayın. c) Bu aşamadan sonra sayfanın sol tarafında bulunan "Modüles" butonuna tıklayın ve açılacak olan pencereden "Power Toy: Windows Media Player" yazısının yanında bulunan "Add" yazısına tıklayın. d) Bu aşamadan sonra sayfanın sağ tarafında bulunan "Save" butonuna tıklarsanız oluşturmuş olduğunuz Windows Media Player’ın ayar penceresiyle karşılaşacaksınız. e) Bu aşamada ise URL yazan kısma aşağıda belirtilmiş uzantılardan birine sahip görüntülemek istediğiniz video veya dinletmek istediğiniz parçanın linkini yazın ve ardından "Save" tuşuna basın.
Önemli Not:Windows Media Player’ın desteklediği uzantılar şu şekilde; wav, avi, wma, wmv, mpg, mpeg, mp3 bu uzantılardan başka uzantı desteklemez.
İNTERNETTE MP3 UZANTILI ŞARKI BULMANIN YOLLARI.?
1.Yol : aşağıdaki karakter dizilerinden işinize geleni google arama boşluğuna yapıştırın. "parent directory " /appz/ -xxx -html -htm -php -shtml -opendivx -md5 -md5sums "parent directory " DVDRip -xxx -html -htm -php -shtml -opendivx -md5 -md5sums "parent directory "Xvid -xxx -html -htm -php -shtml -opendivx -md5 -md5sums "parent directory " Gamez -xxx -html -htm -php -shtml -opendivx -md5 -md5sums "parent directory " MP3 -xxx -html -htm -php -shtml -opendivx -md5 -md5sums "parent directory " Sarkici adi ya da album ismi -xxx -html -htm -php -shtml -opendivx -md5 -md5sums değişen kısım sadece /appz/ DVDRip Xvid Gamez MP3 vs. kısmı orayı aradığınız şeye göre değiştirebilirsiniz.
2. Yol : bir de aşağıdaki şekilde deneyin ... ?intitle:index.of? mp3 bunu şarkıcı veya albüm adını ekleyerekde yapabilirsiniz örnek : ?intitle:index.of? mp3 teoman
3. YOL : aşağıdaki diziyi google arama çubuğuna yazın ... inurl:microsoft filetype:iso burada microsoft yerine adobe vs. firmaları veya iso yerine exe , zip gibi uzantıları yazabilirsiniz ...
Eğer bu metodlarla aradığınız şarkının direkt linkini internette bulamazsanız:
http://www.filelodge.com |
Yukarıdaki siteye kayıt olarak kendi pc'nizden istediğiniz şarkıyı buraya upload edin ve url sini alın...
BİRDEN FAZLA "POWER TOY: WİNDOWS MEDİA PLAYER" EKLEMEK
Şimdi yapmamaız gerekenler custom html de yaptıklarımızla aynı
1) Space'inizin önizleme sayfasını açin ve adres çubugunda sizin space adresinizin ismi yazan yerin, hemen arkasına /dllayoutsettings.aspx yazısını yazın ve git e tıklayın.Veya entere basın.
(Su an space'inizin layoutunu degistirebilceginiz sayfa açılmış olması lazım) 2) Imleç'inizle (cursor'unuzu) sayfanızın içerisinde herhangi bir yerinde mousinizin sağ tarafına tıklayarak kaynağ'a tıklayin. Veya explorer'ınızın üstünden görünüm e tıklayarak kaynak seçeneğine tıklayın. Simdi notdefteri penceresi açılarak space'inizin Html-kaynağ'ı görünecek
3) Bu notdefteri sayfanızın üstündeki araçlardan düzenleme'yi tıklayıp sonrakini bul veya (kısa yol Ctrl+F tusuna basın) seçin. Bul penceresine <br></div></FORM> yazın. Bu kod sadece bir kere geçer bu sayfada. Öneri: imleç'inizi (cursor'unuzu) sayfanın en yukarısına ilk harfin önüne yerleştirerek ve aşağı doğru seçeneğini seçerek buldurun.
4) Buldunuzmu kodu ? eminim bulmuşsunuzdur o halde bul penceresinde buldurduğunuz </div>ve</form> yazılarının arasına imleçinizi (cursor'unuzu) yerlestirerek aşağıdaki kodu yapıştırın.kaç tane Power Toy: Media Player istiyosanız o kadr ctrl+v ile yapıştır yapın
<div class=Part><input onclick='selectPartType(this);' type='checkbox' title='This is an unsupported module supplied for the purpose of evaluation.' id='MediaPlayer' name='PowerToy: Windows Media Player' value='MediaPlayer'><label for='pMediaPlayer'>PowerToy: Windows Media Player</label> <br></div>
5) şimdi bu sayfayı kayıt edeceğiz, fakat... normalde notdefterini kayıt ettigimiz gibi degil! sayfayı .htm dosyası olarak, yani bir web sayfası olarak kayıt edeceğiz.
Yapmaniz gerekenler:
*Önüzdeki sayfanin üstünden dosya seçeneğine tıklayın ve kayıt türüne farklı kaydet tıklayın... *Kolay hatırlayabilceğiniz bir yer seçin, mesela belgelerim *Dosyanıza bir isim verin. Ne adlandırdığınızın bir önemi yok, mesela sehzade diyebilirsiniz Yeterki önüne .htm ekleyin. yani sehzade.htm gibi *Kayıt türü olarak: Tüm Dosyalar seçeneğini tıklayın *Kodlamada UTF-8 seçeneğini tıklayın *Ve kaydet e tıklayın.
6) Simdi dosyayı kayıt ettiğiniz yerden yeniden açin. Eger işlemleri doğru yaptıysanız dosyanız Internet tarayıcı'nızda (Explorer'ınızda) açılacaktır. Aksi takdirde!! 5 inci adımdan sonrasını tekrar kontrol edin ve hepsini doğru yaptığınızdan emin olun!
şu an yine space'inizin layout'unun bulunduğu sayfa açılmıs olması gerekiyor Üstteki küçük pencerede aşağıya doğru scrol yaptığınızda ikinci üçüncü v.s Power Toy: Media Player görünecektir bunların kutucuklarını işaretlayin. Sayfanın aşağısına inin ve oraya gelmiş olan Power Toy: Media Player yazılarına en üstten altta doğru tıklayarak yan tarafa geçirin. *Kaydet'e (save) basin.
işte bu kadar bunları dogru yaptıgınıza emin olun aksi bir yanlışlıkta istenmedik sonuclar dogabiliyor
*ALINTIDIR: http://www.leothemaster.net
5) MSN ALANINIZA ZİYARETÇİ DEFTERİ EKLEMEK İSTER MİSİNİZ?
Aslında bunu yapmak sandığınızdan çok daha basit; Öncelikle alanınızda (blog bölümünde), herhangi bir başlık (Ziyaretçi Defteri gibi) ismi girerek, altına da açıklamanızı yazarak;(örneğin:Kişisel sayfam hakkındaki görüşlerinizi yazarsanız sevinirim) sayfanızda yeni bir yazı oluşturun.Bu işlemi gerçekleştirdikten sonra sayfanızın sağ üst köşesinde "Sign Out" isimli tuşun yanında bulunan "Preview My Space" yazısına tıklayın.Az önce oluşturmuş olduğunuz yazınızın sonunda bulunan alt kısma dikkat ederseniz, "Permalink" isimli tıklanabilir bir yazı göreceksiniz. Buraya tıklayarak karşınıza çıkan linki kaydedin,(bu linki daha sonra kullanacağız).Daha sonra tekrar sayfanın sağ üst kısmında bulunan "Sign Out" tuşu altında görebileceğiniz "Edit My Space" yazısına tıklayın.Bir sonraki aşamada sayfanızın yukarı kısmında, sayfa başlığınızın alt kısmında sıralanmış olan Home,Profile,Blog,Photos,Lists,Music başlıklarından "Lists"e girip yeni bir liste oluşturmak için "Create A List" yazısına tıklayın ve oluşturacağınız ziyaretçi defterinize vermek istediğiniz ismi girin.Bu adımdan sonra listenizi yaratıp, yönlendirileceğiniz sayfanın sol üst kısımlarında bulunan "Add Item" isimli yazıya tıklayın. Bunu yaptıktan sonra bu yazının altında üç tane kutucuk çıkacak bunlardan ilkine "Ziyaretçi defterime ulaşamak için buraya tıklayın" benzeri bir yazı yazdıktan sonra ikinci kutucuğa, "Permalink"e tıkladıktan sonra kaydetmiş olduğunuz linki yazın.Üçüncu kutucuğu ise boş bıraktıktan sonra, kutucukların yanındaki tuşu kullanarak liste oluşturma işlemini tamamlayın.Bu adımdan sonra yukarıda nerede olduğunu belirtmiş olduğum "Home" linkine tıklayarak oluşturmuş olduğunuz "Ziyaretçi Defteri"ni görebilir ve sayfanızda (sürükle bırak yöntemini kullanarak) istediğiniz yere yerleştirebilirsiniz. En son aşamada ise yapılan değişiklikleri yine sağ üst taraflarda bulunan "Save" ("Sign Out") hizasında aşağılara doğru bir yerde bulunuyor) tuşuna basarak kaydedin.Böylelikle artık sizin de bir ziyaretçi defteriniz olmuş oldu. şimdiden kolay gelsin:))
http://www.smartgb.com/?p=newtoplink <-- Bir de bu site var. Bu sitede gerekli bilgileri doldurup. Buradan da bir ziyaretçi defteri alabilirsiniz
Media player kullanarak, birden fazla müzik çalıp yada video izleyebilir miyim?
Evet, bir playlist hazırlayarak birbiri arkasına müzik, videolar yada flash animasyonlar kullanılabilir. Playlist hazırlamak için öncelikle bir text editöre ihtiyacımız var. (Not defteri gibi)
Başlat-->Programlar-->Donatılar-->Not defteri
Not defterini açıyorsunuz ve aşağıda yazılı olan kodu kopyalayıp oraya yapıştırıyorsunuz.
<ASX Version="3.0"> <title>PLAYLIST ADI</title>
<entry> <title>ŞARKI/VIDEO/ANIMASYON ADI</title> <author>ŞARKICI ADI</author>
<moreinfo href="AN OPTIONAL LINK TO ANOTHER WEBSITE"/> <Ref href=" MUSİK/VIDEO/ANIMASYON DOSYASININ URL Sİ "/> </entry>
</asx>
Aslında yukarda gördüğünüz playlist sadece bir müzik/video/animasyon için.
Bir örnek verelim de daha açık ve net olsun.
<ASX Version="3.0"> <title>BENİM LİSTEM</title> <entry> <title>yağmur</title> <author>kayahan</author> <Ref href="http://www.bilmemnesitesi.com/music/yağmur.mp3 "/> </entry> <entry> <title>Video 1 </title> <author>u2</author> <Ref href="http://www. bilmemnesitesi.com/video/videom.mpg"/> </entry>
<entry> <title>Animasyon 1 </title> <author>Gorillaz</author> <Ref href="http://www. bilmemnesitesi.com/animasyon/canlicanli.swf"/> </entry> </asx>
Öncelikle playlist inizi düzenlemeniz gerekiyor. Bunun için:
Playlist inizin bir kopyasını benimplaylistim.wmv olarak kaydedin(not defterinde!!!). diğer kopyasını benimplaylistim.asx olarak kaydedin( test etmek için) Bilgisayarınızdaki Windows Media Player ı açın (Space teki Media Player modulünü değil) Windows Media Player a benimplaylistim.asx i yükleyin Eğer herşey düzgün çalışıyorsa, Windows Media Player daki önce ve sonra butonlarına basarak tüm trackler arasında gezinebilirsiniz.
Şimdi hazırladığınız playlisti MSN Media Player da kullanabilmek için öncelikle playlistinizi Yahoo geocities yada sahip olduğunuz herhangi bir web sitesine yükleyin.
Yüklemeden sonra URL nizi alıp MSN Space's Media Player PowerToy a girin.
Not: Playlist iniz müzik, video ve flash animasyonları kombinasyonlarından oluşabilir.
Not: Ziyaretçilerinizin track ler arasında gezinebilmesi için Media Player PowerToy full mode olmalıdır.
BAŞKALARININ MSN ALANINDAN ALINTI YAPMAK
Çoğu insan başka sayfalardaki yazıları kendi MSN alanında yayınlarken, bahsi geçen sitedeki yazıyı kopyalayarak kendi sayfasında yazı yazdığı bölüme kopyalayarak yayınlıyor. Bu durumda alıntı yaptığınız kişinin emeğini göz ardı etmekle kalmıyor, aynı zamanda başkalarının düşünce ve yazılarını, kendi düşünce ve yazılarınız gibi hitap ettiğiniz kişilere sunmuş oluyorsunuz. Halbuki kopyalayıp yapıştırmaktan çok daha kolay bir biçimde, kaynak da göstermiş olarak başkalarının sayfasından alıntı yapmanız mümkün. Bunu gerçekleştirmek için gerçekleştirmeniz gereken adımlar oldukça basit:
a) Öncelikle kullanıcı adı ve şifrenizle MSN Alanınıza giriş yapın. b) Ardından alıntı yapmak istediğiniz sayfanın ismini tarayıcınıza yazıp bu sayfayı açın. c) Bir sonraki adımda açılan sayfada alıntı yapmak istediğiniz yazının sağ alt köşesinde bulunan "Blog it" yazısına tıklayın.
d) Bu adımdan sonra kendi sayfanızın giri girilen kısmında alıntı yapmak istediğiniz yazı çıkacak, bu aşamadan sonra "Publish Entry" butonuna tıklayarak kaynak gösterilmiş bir biçimde bu kişinin yazısını yayınlamış olursunuz
MSN ALANINDA WİNDOWS MEDIA PLAYER'I KULLANMADAN MÜZİK DİNLETTİRMEK
MSN Alanınızda Media Player'sız Müzik Çalmak
Bunu HTML kodlarından olan <img> kodunu amacının dışında kullanarak yapmak mümkün. Aşağıdaki kodu, sayfanıza yazı yazmakta kullanıdığınız alanda <HTML> tuşuna bastıktan sonra ilgili yere yazın ve daha sonra Parçanın Linkini Buraya Yerleştirin kısmını dinletmek istediğiniz parçanın linkiyle değiştirerek ve de istiyorsanız bunun dışında yazmak istediğiniz yazıları yazarak "Publish Entry" tuşuna basın.
Girilmesi gereken kod;
<img height=0 loop=infinite dynsrc="Parçanın Linkini Buraya yerleştirin" width=0>
Bir örnek verecek olursak;
<img height=0 loop=infinite dynsrc="http://spaces.msn.com/members/sehzade198686/örnek.mp3" width=0>
Bu aşamadan sonra ilgili linkteki parça sayfaya girildiğinde çalmaya başlayacak. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken bir husus var ki o da; siz yeni giriler girip parça linkinin bulunduğu yazınız aşağılara düştükçe, parçanızın o bölüm görüntülenmeden çalmayacağı.
MSN ALANINIZDA KİŞİSEL ARKA PLAN GÖRÜNTÜLERİ NASIL KULLANILIR?
Msn Alanınızda Kişisel Arka Plan Görüntüleri Kullanma
MSN Alanınızdaki yazılarınıza gireceğiniz HTML kodları ile istediğiniz resmi veya fotoğrafı arka plan görüntüsü olarak kullanabilirsiniz. Kullanmak istediğiniz bu resme ait linki www.imageshack.us sitesini kullanarak elde etmeniz gerekiyor (tabiki başka siteler kullanarak da resimlerinize ait linkler elde edebilirsiniz). Bundan sonraki aşamada yapmanız gerekenler ise şöyle;
a) Öncelikle sayfanıza yazı yazdığınız "Blog" bölümüne gelin.
b) Bu adımdan sonra "Edit Blog Entry" sekmesinde (yazı yazdığınız bölümde) bulunan <HTML> tuşuna basarak aşağıdaki kodları girin:
<pre></table></table><table background="Arka Plan Görüntüsünün Linkini Buraya Yazın"><tr><td><div><table style="display:none"></pre>
Bu noktada dikkat etmeniz nokta Arka Plan Görüntüsünün Linkini Buraya Yazın yazısının bulunduğu kısma, bu yazı yerine resminizin bulunduğu http:// ile başlayan linki girmeniz.
c) Bu aşamadan sonra sol alt köşede bulunan "Publish Entry" seçeneğine basarak işleminizi tamamlamış oluyorsunuz.
MSN ALANINDAN KAYDIRMA ÇUBUĞU (SCROLLBAR) NASIL KULLANILIR?
MSN Alanınız İçinde Scrollbar Kullanımı
Bu yazımda MSN alanınızda kullanılabileceğiniz "scrollbar"ların yapımı hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Öncelikle aşağıda kullanacağımız tüm kodların giri girilen yerdeki <HTML> yazısına bastıktan sonra çıkacak alana yazılacağını belirtelim. Kodumuz aynen şu şekilde;
<P><div style="border-right:black 2px solid;border-top:black 2px solid;scrollbar-face-color:orange;
font-size:8pt;scrollbar-highlight-color:blue;overflow:auto;border-left:black 2px solid;width:
370px;scrollbar-shadow-color:blue;scrollbar-arrow-color:sand;border-bottom:
black 2px solid;font-family:ariel;scrollbar-darkshadow-color:black;height:200px; background-color:blue; color:orange">
MSN ALANINA SAYAÇ EKLEME
Sitenize Sayaç
Eğer sizde sitenizi ziyaret eden ziyaretçi sayısı merak edenlerdenseniz, artık bu merakınıza bir son verebilirsiniz. www.easy-hit-counters.com adresi altında bulunan siteye kayıt olarak onlarca çeşit sayaç arasından sitenizde kullanmak istediğiniz sayacı seçebilir, sitenin size verdiği kaynak kodları kullanarak bu sayacı sayfanıza kolaylıkla ekleyebilirsiniz.
DOSYA DEPOLAMA VE PAYLAŞIMI
Şimdi sizlere tanıtacapım site sayesinde, dosyalarınızı internet ortamanına aktarabilir ve bu dosyaları başkalarıyla paylaşabilirsiniz. www.anywhereenterprises.com adresinde bulunan bu siteyi benzerlerinden ayıran en önemli özelliği siteye gönderdiğiniz (upload) dosyaları, sizin veya başkalarının indirebilmesi için size direk bir link (URL) veriyor olması. Bu sayede, sizin de anlayabileceğiniz gibi, bu sitede size verilen alana gönderdiğiniz müzik veya video dosayalarını MSN alanınıza yerleştirdiğiniz Media Player'da rahatlıkla çalabilir veya görüntüleyebilirsiniz. Siyeye üye olmak son derece kolay: Sitenin sol tarafında bulunan Sign Up yazısına tıklayıp gerekli bilgileri doldurduktan sonra siteye üye olabiliyorsunuz. Bu aşamadan sonra e-postanıza gelen üyelik onay mesajı yardımıyla üyeliğinizi onayladıktan sonra 50 MB'lik bir alana sahip oluyor ve burada istediğiniz dosyaları saklayabiliyorsunuz.
MSN ALANINDA DAHA FAZLA YAZI GÖRÜNTÜLEMEK
Bildiğiniz gibi MSN Spaces bir sayfada 25'den fazla yazı görüntülemenize izin vermiyor ama bunu aşmanın oldukça kolay bir yolu var. Sanall Cobain takma adlı bir arkadaşın hazırladığı eklenti sayesinde ana sayfanızda 25'den fazla yazı görüntülemeniz artık oldukça kolay. Bu eklentiyi kullanabilmek için öncelikle http://deads0ul.blogspot.com/ adresindeki "Daha Fazla Giri Görüntüleyin" yazısına sağ tıklayarak karşınıza çıkacak menüde "Sık kullanılanlara Ekle" seçeneğini seçin ve Sık Kullanılanlar listenize programın eklenmesini sağlayın.
Bu aşamadan sonra bir sayfada 99 taneye kadar yazı (giri) görüntülemeniz için yapmanız gereken tek şey kullanıcı adıyla alanınıza (MSN SPace) giriş yaptıktan sonra, sayfada görüntülenecek giri sayısını ayarlayabildiğiniz sayfada "Settings" tuşuna bastıktan sonra "Blog Settings"e girmek ve "Sık Kullanılanlar"a sayfanıza 25'den fazla yazı görüntülenmesi için eklemiş olduğunuz kısayol tuşuna basmak. Bu aşamadan sonra "Number of Blog Entries" kısmındaki sayının 25'den 99'a yükselmiş olduğunu göreceksiniz.
Sohbet platformu:
Ücretsiz Sohbet Platformları (ShoutBox)
İnternet siteniz veya MSN Alanınız (MSN SPace) için ücretsiz sphbet platformuna www.myshoutbox.com adresine girip üye olduktan sonra gerekli ayarlamaları yaparak sahip olabilirsiniz. Bir sayfada görüntülenen satır sayısı, yasaklı kelimeler kullanımının önlemmesi ve sunulan onlarca renk seçeneği ile oldukça esnek çözümler sunan site, size verdiği bir link yardımıyla bu platformu sayfanıza taşımanıza izin veriyor.
MSN ALANINDA 10 DAN FAZLA LİSTE OLUŞTURMAK
Bildiğiniz gibi MSN Spaces 10'den fazla liste (Lists) oluşturmamıza izin vermiyor ama bunu aşmanın oldukça kolay bir yolu var. Sanall Cobain takma adlı bir arkadaşın hazırladığı eklenti sayesinde 10'dan fazla liste oluşturmak artık oldukça kolay. Bu eklentiyi kullanabilmek için öncelikle http://deads0ul.blogspot.com/ adresindeki "Daha Fazla Liste Ekleyin" yazısına sağ tıklayarak karşınıza çıkacak menüde "Sık kullanılanlara Ekle" seçeneğini seçin ve Sık Kullanılanlar listenize programın eklenmesini sağlayın.
Bu aşamadan sonra liste eklemek için yapmanız gereken tek şey kullanıcı adıyla alanınıza (MSN SPace) giriş yaptıktan sonra, ana sayfada "Sık Kullanılanlar"a yeni liste oluşturmak için eklemiş olduğunuz kısayol tuşuna basmak ve karşınıza çıkacak olan pencereye eklemek istediğiniz listenin adını girmek. Bu aşamadan sonra takip edeceğiniz adımlar normal listelerinizi oluştururken takip ettiğiniz adımlarla aynı olacaktır.
MSN ALANINIZI GOOGLE'A KAYDEDEBİLİRSİNİZ
Msn alanını http://www.google.com.tr/intl/tr/add_url.html adresinden google'a kaydedip isminiz google'da arandığında msn alanınızın bulunmasını sağlayabilirsiniz. Ben kaydettim Kayıt olduktan epeyce bir uzun süre sonra google kaydı kabul ediyor ( 1 ay falan) neden olmadı demeyin
MSN ALANINA HAVA DURUMUNU GÖSTEREN BİLGİLERİN EKLENMESİ
*Aşağıdaki kodları msn alanınıza girin (blog bölümüne)
(Bu kodlar İstanbul içindir) Diğer iller için http://www.meteor.gov.tr sayfasında ilinizle ilgili alana girin havadurumunu gösteren alandaki resimlere farenin sağ tuşuyla tıklayın. Özellikler sekmesinden url'yi kopyalayıp aşağıdaki linklerde uygun alana yerleştirin.
<TABLE WIDTH=285 BORDER=1 BORDERCOLOR=gray> <TR> <td COLSPAN=4> <CENTER><FONT COLOR=black>İSTANBUL için Son Hava Durumu </black> </td> <TR> <td> <IMG SRC="http://www.meteor.gov.tr/2003/iller/set2/istanbuls.aspx" alt="Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü"> </td> <td> <IMG SRC="http://www.meteor.gov.tr/2003/iller/set2/istanbul1.aspx" alt="Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü"> </td> <td> <IMG SRC="http://www.meteor.gov.tr/2003/iller/set2/istanbul2.aspx" alt="Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü"> </td> <td> <IMG SRC="http://www.meteor.gov.tr/2003/iller/set2/istanbul3.aspx" alt="Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü"> </td> </TR> <TR> <td colspan=4> <center> Kaynak: <a href="http://www.meteor.gov.tr"> " target=_blankhttp://www.meteor.gov.tr</a> </td> </TR> </TABLE>
Türk MSN Spaces Kullanıcılarının Sayfaları
Türk msn alanı kullanıcılarını toplayan siteler. En iyi msn alanları
1) http://spaces.msn.com/members/msnturkiye/
2) http://spaces.msn.com/members/msnturkey/
3) http://spaces.msn.com/members/turkcespaces/
4) http://spaces.msn.com/members/turkoscars/
MSN ALANINA ANKET EKLEME :
http://snappoll.com/ adresine girerek bir anket yaratın. Siteden aldığınız linki kaydedin. Msn alanınıza girerek yeni liste oluşturun. Listenize uygın adı verdikten sonra ( anket vb) link kısmına http://snappoll.com/ sitesinden aldığınız adresi kopyalayın
Alıntıdır: sueldem
Web2messenger
Msn alanınıza web2messenger linki ekleyerek msn alanınızı ziyaret eden kişilerin msn messengerınıza ileti göndermesini sağlayabilirsiniz. web2messenger'a malesef davetiye ile üye olunabiliyor.
4월 16일 
..::Bir DamLa Gözyasimsin::..
Açacaği yeri bilmeyen çiçeğin ömrü kısa olur...

Sevgilim bana bir gül verdi, gül solunca gelirim dedi.
Meger güL plastikmis verdi de geri gelmedi...
EĞERLER
Derdini dinleyecek bir dosta bir an bile ihtiyacın olursa, olacaksa eğer...
Yüzünde parıldayan gözyaşlaşını silecek, kurutacak birini, yakınında istiyorsan eğer...
Herkesten sakladığın sırların varsa ve onları paylaşacak birini istiyorsan eğer...
Sıkıntılarından kurtulmak için, bir dost elini, desteğini arıyorsan eğer...
Zor gününü sana geçirtecek cıvıl cıvıl bir ses istiyorsan eğer...
Sana çok önem veren ve seni çok düşünen birini istiyorsan eğer...
Umutlarını paylaşan, tasalarını yumuşatmaya çalışan birini özlüyorsan eğer...
Sana saygı duyan biriyle beraber olup, kendini bulacaksan; ben, benim diyeceksen eğer...
Ve etrafında olup bitenlerden nasıl etkilendiğini anlayacak birine ihtiyacın varsa...
BURDAYIM...BURADA OLACAĞIM...

ASKER...
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi.
Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde
İnsanın başını bir saniye siperden çıkaramayacağı
gibi bir ateş altındaydılar.
Asker teğmenine koştu hemen;
-Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyimmi?
"Delirdin mi?" der gibi baktı teğmen...
-Gitmeye değmez oğlum, arkadaşın delik deşik
Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da
Ama asker o kadar ısrar etti ki, teğmen izin
Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve
arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtladığı gibi taşıdı. Birlikte siperin içine
Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese
bir kenara yıkılmış askere döndü.
-Sana hayatını tehlikeye atmaya değmez, dememiş
miydim! Bu zaten ölmüş...
-Değdi komutanım, değdi! Dedi asker.
-Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş,
-Gene de değdi komutanım, çünkü yanına
vardığımda henüz yaşıyordu...
Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi
Ve hıçkırarak, arkadaşının son sözlerini tekrarladı

NASİHAT...
Ne olursa olsun hep aklını kullan...
İyice tanımadan hiçbir insana bağlanma...
Bitmemiş ilişkiler üzerine ilişki kurma, acı çeken sen olursun çünkü...
Seni takmayanı sen hiç takma...
Konuşmayanla asla konuşma...
Güvenmediğin biriyle asla olma...
Yalanını yakaladığın birinin düzelebileceğini düşünme...
İnsanlara doğru değer ver...
Hak etmeyenleri sil...
Asla dönüp de arkana bakma...
Sır tutmasını bil...
Dostlarının sevgilinden daha önemli olduğunu unutma...
Onları asla yalnızca biri için bir kenara atma...
Hak ettiğin sevgiyi alamamışsan kendini üzme,sorun sen değilsin...
Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme ama aklının bir köşesinde de tut...
Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz iki damla gözyaşı için asla yumuşama...
Seni dinleyip anlama niyeti olmayanlarla tartışma...
Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et...
Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme...
Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır verme...
Dostun olacak insanları bazı kriterlere göre belirle...
Seni övenle kendini öven insanlardan kaç...
Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma...
Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma...
Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorlarsa onların öğütlerini göz ardı etme...
Göz göre göre su birikintilerine taş atma mutlaka üzerine de sıçrar...
Kendinin herkesten daha önemli olduğunu unutma...
Sen istemediğin sürece o’nun dışında kimsenin seni üzemeyeceğini aklından çıkarma...
Gözyaşlarının değerini bil, onları hak etmeyenler için harcama...
Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma...
Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma...
İnsanları kaybediyorum diye ağlayıp sızlanma,kazandığın insanların değerini bil...
Hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme...
Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanılabilecek hiçbir koz verme...
Sana duyulan sevgiyi ve güveni asla istismar etme...
Sayfamda durduğunuz zaman


4월 14일

   

         
|
| BiLiYoRmUyDuN |
|
1 Nisan şakasının kökeni nedir?
1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı
-----------------------------------------------------------------
Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler? Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.
------------------------------------------------------------------
Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir? Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır
------------------------------------------------------------------
Mezara niçin çiçek konulur? İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.
------------------------------------------------------------------
İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar? Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.
------------------------------------------------------------------
Satrançta şah niçin o kadar pasiftir? Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır
------------------------------------------------------------------
Bir hafta niçin 7 gündür? Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.
------------------------------------------------------------------
Niçin otellerin kapıları döner kapıdır? Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.
------------------------------------------------------------------
Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar? Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir. Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.
-----------------------------------------------------------------
Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker? Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.
------------------------------------------------------------------
Çinlilerin gözleri niçin çekiktir? Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.
------------------------------------------------------------------
İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur? Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.
------------------------------------------------------------------
Akıl ile zeka arasında fark nedir? Akıl yalanla gerçeği, doğruile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.
------------------------------------------------------------------
Dolunay insan davranışlarını etkiler mi? İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır
------------------------------------------------------------------
Niçin gözyaşı dökeriz? Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlerle ağlar. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.
------------------------------------------------------------------
Üç yaşından daha önce olanları niçin hatırlamıyoruz? Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar .Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.
------------------------------------------------------------------
Develerin hörgüçlerinde ne var? Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.
------------------------------------------------------------------
Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir? Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin neden i de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.
-----------------------------------------------------------------
Kuşlar nasıl konuşabiliyor? Her insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinn dibinde, karın boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında ses taklit yeteneği vardır. Doğayla içiçe yaşarken diğer kuşların seslerini taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar.
------------------------------------------------------------------
Ateş böceği nasıl ışık saçıyor? Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı "Soğuk Işık"tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir
-----------------------------------------------------------------
Kediler balık ve sütü niçin severler? Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava şartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır'da Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar kedilerifare avcıları olduğu için evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak yaşamaktadır. Patileri ile balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının oluşturduğu beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.
------------------------------------------------------------------
Horozlar niçin sabahları erkenden öterler? Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır
------------------------------------------------------------------
Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor? Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya karşı çok hassastır. Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını toprağa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler başlar.
------------------------------------------------------------------
Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir? Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3 bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.
------------------------------------------------------------------
Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur? Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.
------------------------------------------------------------------
Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor? Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.
------------------------------------------------------------------
Matematikte niçin (-2) ile (-2) nin çarpımı (+4) tür? Haftanın beş günü işe otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet aldınız. Hergün gidiş geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri (-2) dir. Siz bu işi beş gün süresince yani 5 kez yaparsanız (-2)x(+5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın Perşembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Hergün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz.İki kere negatif hareketi "-2" bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x(-2) =(+4) bilet kalıyor.
------------------------------------------------------------------
Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter? Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır.
------------------------------------------------------------------
Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor? Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam şişedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.
------------------------------------------------------------------
İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir? Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üçnokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi.
|
|

aşkın bedel nakd-i ömrüme…
dayanamam…
giderim buralardan yoksan bende…
seni sensiz yaşamak çareyse…
bırakma…
tek tesellim ölümdür…
senden öte…
Hayal degil gerçek bu, Ne kimsenin bildigi ne de yaşadigi Sadece benim dünyam Senin o okyanus gözlerin.


geceler uzuyordu ya saçlarında…
unutamadım…
onu yazdım son mektuba…
vedasız sonlar vardı ya….
unutmadım…
sebepsin kuruttuğum gözyaşına…


BiLmezdim $arkiLarin bu kadar guzeL
KeLimeLerinse kifayetsiz oLdugunu,
Bu derde du$meden once..!!

hucremdeyim hasretinle yanarim senin icin her gun her gun aglarim kanim hep icime akar kanarim beni anlamadin ona yanarim bizi anlamadin ona yanarim

Bir avuc gozyasi bir tek zararim Doktugum yaslara hala yanarim Simdi eskisinden cok bahtiyarim Askinla yikildim oldum mu sandin

Sen benim aldigim soluk Icitim su gibiydin Ama simdi yoksun
sunu bilmelisinki, artik bende yokum, yokum,
Allahim isyanim sana degil kendime Ama onu ban vermiyorsun, Benide al, benide al, benide
birtanem!
sabahı bekledim saatlerce…ama ya sonra? Sen yoksun ya şimdi…korktum! Belki sabah olmaz diye…olsa da sen yoksun diye…

Bir Kiz ve bir delikanli bir motorsikltin üzerinde 180 KmH hizla gidiyorlar ve aralarinda söyle bir konusma geciyor:
Kiz: Lütfen yavasla, ben korkuyorum
Delikanli: Hayir bak , nekadar eglenceli
Kiz: Lütfen, lütfen cok korkuyorum
Delikanli: Peki, beni sevdigini söyle
Kiz: Seni cok seviyorumm, lütfen yavasla
Delikanli: Simdi bana sIkica saril
Kiz delikanliya sIkica sarilir...
Delikanli: Migfer(sapkami) alip kendine takarmisin? Basimi cok sIkti!
Ertesi gün gazetelerde söle bir haber cikar:
Motorsiklet Kazasi; Motorsiklet, fren arizasi nedeniyle, bir binaya çarpti.
Üzerindeki 2 kisiden sadece biri kurtuldu
Gercek ise söyle:
Yolun yarisinda delikanli frenlerin bozuldugunu anlamis ama bunu kiza belli etmek istememis. Bunun yerine kizdan kendisini sevdigini söylemesini ve kendisine son defa sarilmasini istemisti. Sonrada kendi ölümü pahasina kizin basligi takmasini ve hayatta kalmasini saglamisti.


Birgun gidecegini biLe biLe sevdim ben seni..
Birgun kaybedecegimi,
Elin olacagini biLe biLe sevdim..
Canim yandi sevdim,
Agladim sevdim,
ozLedim sevdim..
Gittin yine Sevdim..!!
CaNiM DeDiM...CaNiMI aLDiN



Senin Icinde Ben bitmi$ oLsaydim
Benim Icimde Sen Ya$iyor oLmazdin!
|
|
|
|
|
|
|

|